Umut
Kalbimin beyaz güvercinleri uçup gittiler. Arkalarından bakakaldım. Durun, gitmeyin, beni de götürün! Sesimi duyun! Birlikte uçalım özgürlüğe. Sahi özgür olmak neydi? Sorumsuzca uçmak mı tüm diyarlara? Peki tüm diyarlarda uçsak bile içimizdeki tutsak çocuğu nasıl serbest bırakacağız? Nasıl kurtaracağız onu? O ister miydi ki esir olmayı?
Kalbindeki kırık cam parçaları her yaşta daha da çok büyüyor. Daha çok acıtıyor artık. Kırıklığı kocaman olmuş umutsuzluktan. O beyaz güvercini görse kalp kırıklığı geçecek, belki umutları yeşerecek. O kırmızı balon yolunu bulacak, avuçlarında bitecek belki…
Ama hayır.
O umut hiç gelmeyecek, o balon uçmuş başka diyarlara.
Güvercin… Güvercin mi?
Beyaz güvercin çoktan melek oldu. Bir avuç toprağa umut sığdırdılar. Çocuğun eline verdiler.
Çocuk… Çocuk mu?
Gökten onu izleyen beyaz meleğin varlığıyla yaşıyor bir umut.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Matematik
