19 Nisan 2022

Söyle Esma’m Söyle, İçine Hicran Olmasın

Yazar: Sema YILMAZ

Yine bir gün yorgun argın çıkmıştı işten, kimselerle karşılaşmamak adına ara sokaklardan gitmeyi tercih etti Esma…

Neydi Esma’ yı bu kadar üzen şey? Gideceği yere varmasına az kalmıştı ki, telefonu çaldı. Arayan en samimi arkadaşı Şefika’ydı. Esma telefonu açıp açmama arasında kalmıştı. Sonunda açtı telefonu.  Esma arkadaşının sesini duyar duymaz gözlerinden yaşlar boşaldı. Şefika anlamıştı arkadaşının bir derdi vardı. Ve biliyordu ki Esma derdini anlatmayı hiç sevmezdi. Hep içine atar kimselerle paylaşmazdı…

Şefika arkadaşını teselli edercesine onunla konuşuyordu, Esma ise tek kelime etmiyor sadece ağlıyordu…

“Söyle Esma’m söyle, içine hicran olmasın” deyiverdi…

Esma’nın ağzından tek kelime çıktı o anda “Babam” sözüydü…

Esma üç yıl evvel babasını kaybetmişti… O günden sonra neşeli Esma gitmiş, bambaşka bir Esma gelmişti. Kimseyle konuşmuyor, hiçbir arkadaş ortamına girmiyordu…

Tam üç yıl boyunca acısını içine gömmüş vaziyette hayatta kalmaya çalışıyordu…

Esma’nın bu hâline üzülen arkadaşı Şefika onun yanında hiç babasından bahsetmiyordu.

Şefika, Esma’nın evine gittiği bir gün ona bir psikologdan bahsetti. Fakat Esma oralı değildi. Fakat Şefika ne yaptı ne etti Esma’yı ikna etti. “Eğer sıkılırsam çeker giderim psikoloğun yanından” dedi Esma.

“Tamam” dedi Şefika gülen gözlerle… Ertesi gün Esma hazırlandı ve Şefika’yla birlikte kliniğin yolunu tuttular… Şefika çok heyecanlıydı…

Esma sakince girdi içeri. Psikolog mutlu gözlerle baktı Esma’ya …

İlk beş dakika hâl hatır ve tanışma faslından sonra bir soru yöneltti psikolog. “Esma niçin buradasın?”

Bir an sessizlik oldu ve Esma “Babam” diyebildi sadece…

“Baban nasıl biriydi?” diye soruyu devam ettirdi psikolog…

Esma bu soruyu   duyar duymaz gözlerinden sicim sicim yaşlar boşaldı…

Esma ne kadar imanlı bir kız olsa da bir türlü babasının ölümünü kabullenemiyordu… Bunda ötürü de ayrı bir ızdırap duyuyordu içinde…

Esma psikoloğun yanında bir bir babasını anlattı… Merdümgiriz , kimsenin malında mülkünde gözü olmayan, çocuklarının  boğazından  helal lokma geçirebilmenin derdini içinde çokça yaşamış biriydi… Ve Esma evin en küçük kızı olduğu için babası onu daha bir  başka seviyordu….

Esma ağladıkça psikolog, Esma ya peçete uzatıp “İçini dökebildiğin kadar dök” diyordu. Esma ilk seanstan çıktıktan sonra elini yüzünü yıkamak için lavaboya gitti. Ve aynada kendine baktı. Ağlamaktan gözleri balon gibi şişmişti…  Ve ağlayıp içini dökmek çok iyi gelmişti Esma’ya…

Âdeta göğsündeki ağrılar gitmişti… Şefika nın yanına gidince ona hemen sarıldı ve “Bu seans çok iyi geldi” dedi. Şefika’nın mutluluktan eteği zil çalıyordu…

Esma yarı yolda Şefika’dan müsaade istedi ve mezarlığın yolunu tuttu… Bugün yaşadıklarını babasına da anlatmalıydı…

Elindeki su dolu tasla babasının mezarını sulamaya başladı ve “Biliyor musun baba bugün uzun bir aradan sonra seni birine anlattım” dedi…