30 Mayıs 2022

Ömrü Tohumlara Adamak

Yazar: Sümeyya SARI

İpek Sakallı Dedem;

Bakışlar yaşanmışlığın simgesiydi. Onun bakışları da alnındaki çizgiler kadar yaşanmışlığını simgeliyordu. Yoğun koyulukta, büyüteç gibi kalın camlar gözlerini küçültüyor, yaşanmışlıklarına çekiç vurmaya çabalıyordu. Ama ne fayda… Küçültülmüş gözlerin ardından bile geçen yıllar görünüyordu. Burnundaki büyüklüğün de gözleri ile anlaşamadığı aşikârdı. Kulakları babasından dinlediği ilimle beslenmiş, daha çok dinlemek için büyümüştü. Yaprak gibi dudaklarından ilham sentezlenirdi. Cümleler kul olmanın bilincini aşılar, kelimeler ise yaratılış amacını savunurdu.

Aldığı eğitim baba medresesindendi. Her sözü bir inci tanesi, her tavrı bir elmas parlaklığı, her hareketi bir zümrüt eşsizliğindeydi. Başlı başına bütün aile onun talebesiydi. Kararlar ona danışılır, düşünceler onun süzgecinden geçirilirdi.

Öne doğru süzülmüş şapkasının yerini son günlerde açık kahverengi, ucunda ponponu olan takke almıştı. Altında çok fazla saç yatmazdı fakat ipek sadeliğinde sakallarının renginde olduğu anlaşılırdı. Sakallarını Âlemler Efendisi’nin, Gönüller Sultan’ın yanında dualatması heyecana heyecan katardı. Beyaz yumağa her bakış, Medine’ye yolculuktu zihinlerde.

Sırtındaki toprak rengi yelek, omuzlarındaki yükün soğukluğunu ısıtmaktaydı. Kollarını kıvırmayı sevdiği gömlek de ona eşlik ederdi hep.

Adımları yaşına benzemezdi. Tembellik, defterinde küçük bir çizik bile olamazdı. Boş vaktin sözünü dinlemek, onun fıtratına aykırıydı. Hamuru çalışkanlıkla yoğrulmuştu.

Koca bir çınarın dirayetinde geçen ömür tomurcuklarını özen ile filizlendirmek için nefes alıyordu.

Yaşam gayesi, tohumları en olması gerektiği gibi yetiştirmekti.

Yaratan’a layık kıvama getirmekti.