24 Ekim 2022

Nezaketini Toprağa Gömdüm!

Yazar: Umutcan ÇANKAYA

İnsan ilişkilerinde nezaketi çok önemsiyorum. Her ne olursa olsun, karşımızdaki kim olursa olsun, biz nezaketi ihmal etmezsek kaybeden biz olmayacağız. Bazen bir “rica ederim”, bazen bir “teşekkür ederim”, bazen de bir “Allah razı olsun” insanın hatırında kalıyor.

Günlerdir şöyle bir olay yaşıyorum: Her sabah okula gidiyor, hemen kantine iniyor ve bir çay alıyorum. Kantinde çalışan bir hanım ablamıza her çay verdiğinde teşekkür ediyorum. O da ısrarla sessizce gözlerime bakıp hiçbir şey söylemiyordu. Ben vazgeçmedim. Her seferinde tekrar tekrar teşekkür ettim. Ve en sonunda bana dün gülümseyerek “rica ederim” dedi. Ne değişti bilmiyorum. Bana “rica ederim” demediği günler ne yaşadı bilmiyorum. En azından şunu söyleyebilirim; benim aklımda ablamızın nezaketli olmadığı günler değil, tebessüm ettiği gün kaldı. Hatırlanmak, güzel hatırlanmak…

Olumsuz düşünceleri bir tarafa atmamız gerekiyor. En azından biz kendi içimizde güzel düşünmeliyiz. Herkes kendi dünyasında güzel düşünürse hayatımız da daha güzel olacak. Çünkü hayatımızın ne zaman biteceğini bilmiyoruz. Bu hayatta insanların aklında güzel kalmalıyız. Bir yerde adımız geçtiğinde insanların yüzü gülmeli, hatırlandığımızda o kardeşimizi de çok özledik denmeli…

Hayatımızın en değerlisine, annemize; bazen güzel bir tebessüm, güzel bir iltifat etmeyelim mi? Ailemizin çınar ağacına, babamıza; yıllardır bize verdiği emekler için küçük bir hediye ya da bir gün işten geldiğinde “hoş geldin babam, nasılsın, iş nasıl geçti?” diye basit bir şekilde halini hatırını sormayalım mı? Eğer ki varsa evin neşesine, kardeşinize; marketten bir çikolata almak veya onu sevindirecek bir şey yapmak çok mu zor? Haydi utanmayalım, aşık olduğumuz birisine; kullandığımız o nezaketli kelimeler, birbirimizi kırmayalım diye o mesafeli konuşmalarımız, gün sonunda ayrılırken bir “kendine iyi bak” deyişimiz hiç unutulur mu? Belki aynı kandan olmasak da, dostumuza; o arada bir uzun buluşmaların sonunda “Allah’ım bana bu kulunu yoldaş yaptığın için sana şükrediyorum.” demek, içimizden demek çok kolay. Dostuna dışından bunları ifade etmek zor olabilir. Benim düşünceme göre gerek de olmayabilir. Çünkü gerçek dostlar gözlerinden anlaşır. Gözlerin sesinde öyle tonlar vardır ki, dilde bulunmaz…

Haydi bugün niyet edelim!

Güzelliklere, kırmamaya, dünyanın bir sonu olduğunu anlayıp birbirimize bugün ve her gün güzel sözler söyleyelim ve hatırlarda güzel kalalım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…