15 Eylül 2023

Vuslat

Yazar: Zeynep AKGÜNEŞ

Son defa başörtümü düzeltiyorum. Heyecanımdan ölecek gibiyim. Ellerim, ayaklarım titriyor. Öyle bir kavuşma ki bizimki… Kalbim titriyor. Saatler titriyor. Yer, gök titriyor. O anda ezan okunuyor, müezzinin sesi titriyor. Yaklaştıkca dünya ile aramdaki düğümler çözülüyor. İnsan, hayat, hayat, evren… Her bir adımda bir düğüm çözülüyor ve hürriyeti idrak edişimle kalbimde uçuşan binlerce güvercinin sesi kulaklarıma geliyor. Adımlarım aya ilk ayak basan adamın adımlarından milyon kat daha kıymetli geliyor. Her bir adımda burnuma gelen hoş kokular artıyor. Adımlarımı hızlandırdıkça hızlandırıyorum. Yetmiyor. Kokular artıyor. Dünyadan gitgide uzaklaşıyorum. Bir daha dönmemek üzere uzaklaşıyorum. Kaçıyor gibiyim, hakkım var. Kokuların raksında kayboluyorum. Kayboluşların en güzeli, kıyamete değin bulunmak istemiyorum. Zaten bulacak hiç kimse de yok. Çok az kalmış olmalı diyerek koşmaya başlıyorum. Bir kapıdan giriyorum. Ardından birkaç kapıdan daha giriyorum. Her girişte güneş daha bir canlanıyor, kalbim tüm dünyayı içine alabilecek genişliğe ulaştı sanki. Kirpiklerimde inciler kendini belli ediyor. Ve yanaklarıma doğru yol alıyor. Ve son bir kapı… Açıyorum. Ve işte yeryüzünün kalbi tam da karşımda duruyor. Görüyorum ve her bir zerrem her zamankinden daha farklı çalışıyor. Kalbim desem o yurduna kavuşmuş, yıllardır gubetteymiş. O da yeni anlamış. Gözlerimin karası da, kabenin karası ile aynı hizaya gelmiş. lemlerin Rabbinin misafiriyim. Kabenin haremindeyim. Dünyanın en güzel yerindeyim. Dünyanın tam ortasında ama dünyaya ait olmayan bir yerdeyim. Dünyada hissetmiyorum. Ve seslenişler ve hatırlayışlar ve dönüşler… Rahmân’ın affından istiyorum. Günahkârım, el açtım, tövbe ettim diyorum. Ama her zamankinden farklı. Dilim değil, kalbim haykırıyor bu defa. Özür dilerim, yalvarıyor. Gözlerim yalvarıyor. Tüm zerrelerim affına nail olmak için secdeye kapanıyor. Ve dönüyorum. Yıllardır unuttuğum kendime yine burada kavuşuyorum. İçime içime dönüyorum. Ve aradığımı buluyorum. Bri gece kabeye sarılıyorum. Tüm günahlarımı, gözyaşlarımla akıtıyorum. Gözlerimi kapatıyorum. Bu kapatışla daha önce hiç açmadığım kadar açıyorum ruhumu, kalbimi ve nihayetinde gözlerimi…