Benimle Hayal Etmeni İstiyorum Tam Şu An Şimdi
Benimle hayal etmeni istiyorum; tam şu an, şimdi. Gözlerini açıyorsun ve saatini kontrol ediyorsun: saat 10. Bir bankın üzerinde oturuyorsun. Uzun bir sokaktasın. Belli aralıklarla koyulmuş sokak lambalarından çıkan sarı ışık etrafını aydınlatıyor.
Hava biraz serin. O sırada tatlı bir rüzgâr esiyor ve yaprakların hışırtıları ortaya kalbine hitap eden bir melodi oluşturuyor. Başını kaldırıyorsun usulca. Ve tepende kocaman bir gökyüzü, kapkaranlık. Ay ve yıldızlar hayatını hiç görmediğin kadar parlak. Yavaşça ayağa kalkıyorsun bu müthiş manzarayı incitmekten çekiniyormuşçasına.
Karşıda şehrin ışıkları, anlaşılan yüksek bir yerdesin. Devam eden rüzgârlar bunu doğruluyor. O bahar rüzgârı içine girip kalbinde esiyor. Kendini doğa ile bütünleşmiş gibi hissediyorsun. Tüm dertler, sıkıntılar ve kaygılar tıpkı o uzaktan görünen şehir ışıkları kadar küçük.
Özgürsün! Zirvedesin! Başarmışsın! Ve inanıyorsun her şeyin çok daha güzel olacağına. Artık çok daha güçlü ve ümit dolusun. Kafandaki o kavga eden seslerin hepsi susmuş ve kararı sana bırakmış. Yıllardır sana ağırlık veren ve seni yavaşlatan şeyleri bir kenara bırakıp çok kısa bir süre de olsa ara vermişsin. Devam etmek için artık çok daha güçlüsün.
Ve bu sefer gözlerini gerçekten açıyorsun. Masa başında önünde kitaplar ve bitmiş bir kahve bardağı. Masada yer yer dağılmış silgi çöpleri… Hava aydınlanmış ve bir mesaj sesiyle kendine geliyorsun. Mesaj benden:
“Gece seni rüyamda gördüm, oldukça hoş bir rüya.”

Eh ne de olsa Dünya,
Öyle kolay mı sandın,
Lakin geçer her şey bir gün elbet,
Cennet adımları için sadece sınandın.