Uyku
Ahhh!
Ne ara sabah oldu yahu? Şu alarm sesine de gıcık oluyorum, insanın beynine işliyor. Hah, kapadım. Hala çok uykum var. Dün gece boyunca yazımı nasıl bitireceğimi düşündüm durdum, gözüme uyku girmedi. Tabii hala yorgun olurum! Neyse ki bugün tamamlayabileceğim, e yarın da teslim ederim artık. En iyisi henüz aklımdayken yazıp bitirivermek. Masamın başına geçme zamanı.
Acaba kahvaltı yapıp öyle mi yazsaydım? Aç karnına iyi düşünebilir miyim ki? Aman, yazayım da öyle yaparım kahvaltımı. Zaten yalnız bir adamım ben, istersem gece vakti ederim kahvaltımı. Acaba tüm hayatımı mesleğime adamayıp evlensem nasıl olurdu? Hep küçük bir kızım olsun istemişimdir. Evin içinde şirinlik yapıp oynasın. Ne de güzel olurdu…
Neyse yazacaklarım halen aklımdayken unutmadan kâğıda aktarmalıyım ama yazım nerede? Masada bıraktığıma eminim. Nereye gitti ki? Kendi kendine ayaklanıp gidecek değil ya. Nerede ki bu? Çok emek vermiştim, bulmam lazım. Ama hala uykum var, en iyisi biraz daha uyumak. Sonra bulur, sonunu da yazarım.
Yatağım halen sıcak, uykuya çok ihtiyacım var… O ses neydi? İçerde biri olmalı. Ama kim? Kesin hırsız olmalı, başka ne olacak? Adımların sesi yaklaştığına işaret. En iyisi uyuma numarası yapıp gözlemek.
Ama bu bir kadın. Hem de çok güzel bir kadın. Taş çatlasa 30 yaşında. Ne işi var benim evimde. Neden odamı toparlıyor? Kesin iş yerindeki Ali gönderdi, yazımı çalan da odur kesin. Hep kıskanıyordu beni zaten. Vay adi herif, şimdi de evime hırsız göndermiş.
Odadan çıktı. Nereye gitti acaba? Başka yerleri de karıştırıyordur. Geri geliyor olmalı, en iyisi onu ayakta karşılamak. Uyanık olduğumu, beni soyamayacağını anlasın. Hah! İçeri giriyor. Şimdi görürsün sen!..
-Baba! Hani ilaçlarını içeceğin konusunda anlaşmıştık? Yine aksatmışsın. Al buyur, suyun ve ilacın.
Lise öğrencisi
