10 Aralık 2022

Anlamayı Anlamak

Yazar: Gülsena BAKİLER

“İnsan insanı ya tamamlayamadı ya da tam anlayamadı.” diyor La Edri. Tamamlamak bir yana biz anlamak kısmında sınıfta kaldık. Anlaşılmamak ile anlaşılamamak arafında sıkıştık. Karşımızdakileri de bu arafta sıkıştırdık. Binlerce şey söylendi, tek bir kelimeyi anlatabilmek için. Ama yine de anlaşılamadı, belki de anlaşılmak istenmedi.

Kırgınlık ile kızgınlık arasındaki farkı anlayamadık mesela. Kızgınlığın er ya da geç geçeceğini ama kırgınlığın izi geçmeyecek bir yara olabileceğini anlayamadık. Neyin var diye sorduk hiçbir şeyi, kimsesi olmadığı için ağlayana. Anlayamadık kalp kırmadan konuşabilmeyi. Yetime baban nerede diye sorduk, öksüze annen. Yara bandı olmaya çalışırken yarayı kanattığımızı anlayamadık. Her yeni günün bizim için bir fırsat olduğunu, bir nimet olduğunu anlayamadık. Başkalarını anlamaya çalışırken kendimizi anlayamadığımızı anlayamadık.

Katile ses çıkarmayıp, kurbanın sesi olmayıp, suçlu olduğumuzu anlamadık mesela. Karanlık başlı başına var sandık. Işığın yokluğuna karanlık dediğimizi anlamadık. Varlıkta kıymet bilmedik kaybedince anladık değerini. Mezara götürülen özürlerin anlamsız olduğunu anlayamadık. Hep büyük resme odaklanıp detaylara bakmadık. Sonra neyi kaçırdığımızı anlamadık. Yürüdüğümüz yollar taşlı onun için dizlerimizdeki yaralar dedik. O taşları kendimizin koyduğunu anlamadık. Bir güle dokunduk kanadı parmaklarımız, ne yabani gül deyip itekledik kenara. Oysa gülü dikeni ile kabul etmemiz gerektiğini bir türlü anlamadık. Değiştirmek istedik bize uymayan ne varsa.

“Savaşta büyümek”, “savaşla büyümek” ne demek anlamadık. Hadi biz bunu bilmiyorduk da, halden neden anlamadık? Filistin deyince kaçımızın canı yandı? Doğu Türkistan kaçımızın derdi oldu? Kaçımız dertlenebildik onların derdiyle? Yoksa biz de mi dedik, onların derdinden bize ne? Anlamadık hiçbirimiz çocuk ne demek, insan ne demek, insanlık ne demek.

Derdimizi anlamamalarından yakındık ama başkalarının derdini anlamak için uğraşmadık. Sandık ki herkes için umut getirir bahar. Nisan’da ölümle tanışanları anlamadık. Gülen insan mutludur dedik, acının tebessümünü bilemedik. Biz dedik ki yol gitmektir. Durmanın da yol olduğunu anlamadık.“Merhaba”ya başlangıçtır dedik. Her merhabanın veda getirdiğini anlamadık. Ağlamak güzsüzlük sandık. Gözyaşı dökebilmenin de bir marifet olduğunu anlayamadık.

Biz ne tamamlayabildik birbirimizi ne de anlayabildik. Çünkü biz ne sevgiyi bildik ne fedakârlığı… Feda etmeden kâr etmeye kalkıştık. Buradaki hakikati anlamadık. Aslına bakarsanız biz, anlamayı anlamadık…