14 Haziran 2024

Fıtratı Yok Mu Sayıyoruz?

Yazar: Özge İNSAN

İnsanın arkasında bırakacağı bir ezgisi, bir edası, bir acısı, bir şiiri ve bir tebessümü olmalıdır. En önemlisi de diğerlerinden ayrı bir düşe, düşüşe ve düşünüşe sahip olmalıdır. Öylesine özenli, öylesine temiz, öylesine emek verilmiş ama öylesine olmayan bir düş, düşüş ve düşünüş. Bazen başarısızlık onunla gurur duymalı diğer yandan başarı her zaman onu gıpta etmelidir. Peki, insan her koşulda yarışı en önde bitirip, çizgiyi ilk geçen mi olmalıdır? Yere düşemez midir yahut yere düştüğü vakit hemen ayağa kalkıp koşmaya devam mı etmelidir? Aksi takdirde başarısız mıdır? Fıtratı yok mu sayıyoruz? İnsan kaybedebilen bir varlık olarak yere düştüğünde biraz uzanıp sıcacık yorganının altında anın tadını çıkarmayı, kulağına gelen melodilere eşlik etmeyi, bir sahil kıyısında ruhunun sesini dinlemeyi, çimlerde yuvarlanıp piknik yapmayı becerebilmelidir. Zamanı geldiğinde ise bir sihirbaz edasıyla kendini kaybedebilmeli ve yine zamanı geldiğinde bir şapkadan tavşan çıkarırcasına hayata tekrar dönebilmelidir. Peki, tüm bunları becerebilen insan, özge insan mıdır? Diğerlerinden özge yani farklı mıdır? Hayır, sadece çocukluğunda biricik annesinin arkasından söylediği bir cümleyi unutmamış insandır. Ne diyordu güzeller güzeli annelerimiz: “Koşma, düşersin!”