İnsan =! Üç Kuruş
Nasıl ve hangi güç beni yeniden yazmaya itti bilemiyorum ama tek bildiğim, yaşanmışlıkların acısına dayanmıyor kalbim. İnsanın yükünü hiçbir şey taşıyamazmış, o yük dağlara verilse dağlar ortadan ikiye yarılırmış, onun için kalemim kağıda derdini anlatamaz oldu. Dayanabilir mi sahi?
Öyle acılar var ki, bu gözlerin gördüğünü çizebilirler mi?
İnsana en sevdiği yemek acı gelir mi?
Sıcacık evi olduğu için utanır mı?
Gülmeye çekinir mi?
Ya Resûlallah, yetimler, öksüzler ana babalarını, ana babalar evlatlarını uğurladı bugün Allah’a. Uyurken ansızın ne olduğunu anlamadan. Kimi enkaz altında sarım sarım sarmalayarak yolcu etti. Kimi yıkık betonlar altındaki kızının cansız elini tutarak yolcu etti.
Ya Resûlallah, bugünün adı acıydı.
Bulutları simsiyahtı.
Gece vardı sadece, gündüz gelmedi hiç.
Yağmur yağmadı ama ana-babaların, çocukların, kuşların, kedilerin, köpeklerin gözyaşlarıyla yeryüzü adeta okyanusa dönüşecek sandım.
Ya Resûlallah, şimdi sen kol kanat olur musun ümmetinden uğurlananlara?
Yetim ve öksüzlerin rüyalarında misafir olur musun?
Ana-babalara tezkin olur musun?
