22 Kasım 2023

Müslümana Yakışan

Yazar: Nida ALKAN

Bir kavram dolanıyor zihnimde. Kimi zaman ne kadar hissediyorum diye soru işareti bırakıyor. Kimi zaman da olmazsa olmaz bu diyorum. Bahsettiğim kavram: İzzet.

Bir Müslümanın kafirler güruhundan önce kendisinin mensubu olduğu İslâm’la onur duyması gerektiğine inanıyorum. Namazından tesettürüne, tüm emirlerden de yasaklardan da gurur duymak… Belki de şu an en çok ihtiyaç duyduğumuz ve ruhumuzla, tüm benliğimizle hissetmemiz gereken kavramlardan. Çünkü yok, Müslümana acizlik yakışmıyor. Kendi Müslüman kimliğimizde bu izzeti yaşadıktan sonra elbette sıra kafirlere karşı dik bir duruş sergilemekte. Çoğumuz önünden Yahudiler geçerken ayak ayak üstüne atan, vücudunun her zerresindeki onurun, izzetin bakışlarına yansıdığı Filistinli amcanın fotoğrafını görmüştür diye düşünüyorum. Bana o fotoğraf hep izzettin simgesi olarak görünür. Nitekim öyledir de. Kafire karşı “Ama onlar da insan, neden dışlıyoruz ki?” laflarını bir yana bırakalım. Bugün bizler insan olmadıklarını savunmuyoruz ki. Evet, insanlık paydasında buluşuyoruz ancak İslamiyet onlarla bizim aramızda net bir çizgi oluşturuyor. Hem de iman etmeyene kadar aşılamaz bir çizgi. Rabbimiz kitabında şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” (Nisâ Suresi 144. Ayet)

Kafire şirin görünme çabasında olup kendi evinde Müslüman kardeşini alaşağı eden bir zihniyetin sahibi olmamalıydık. Olmamalıyız. Çünkü uyarı gayet açık ve net.
Hah, işte bu zihniyete bürünmek de öncelikle kendi mü’min kimliğinle onur duymakla başlamıyor mu? İlmine, kültürüne değer verdiğim bir ablanın hatıratını sizlerle paylaşmak istiyorum. 28 Şubat zamanlarında -tesettürün yasak olduğu zamanlarda- abla eğitim için gittiği Çin’de iklimi itibariyle çok terleyince çevresindekiler boncuk boncuk gördükleri ter damlasına karşılık “Hava çok sıcak değil mi?” diye soruyorlar. Ablamız da “Hayır, değil.” diyor. Halbuki akan ter damlaları sıcak olduğu gerçeğini ele veriyor. Buna şahit olan ablamızın öğretmeni de “Niye sıcak demiyorsun? Evet, sıcak ama benim dinim bana tesettürü emrediyor desene.” diyor. Abla bunu anlattığında hayretler içerisinde kalmıştım. Evet, bir kafir vesilesiyle İslam’la gurur duymak o izzeti hissetmeyi öğrenmek de varmış kaderimde. Garip, çok garip…