Nasib Meselesi
Bugün yaşadığım günlerin en güzeli desem zannediyorum ki abartmış olmam. Şu an uçaktayız. Nereye uçuyoruz biliyor musunuz? Kudüs’e. Evet yanlış duymadınız. Kudüs dün fethedildi. Bunları yazarken dahi hala inanamıyorum. Babam haberi duyar duymaz biletlere baktı. İnsanlar akın akın bilet almış ve şimdiden uçakların yolcu kapasitesi dolmuş. Fazladan uçak kalkışı olacak. “Bugüne özel” Çok şükür ki bilet bulabildik. Herhalde nasib olmasaydı ciddi ciddi kendimizi nasipsizler olarak isimlendirebilirdik çünkü babam, annem, ablam ve ağabeyim yıllardır bu anın hayalini kuruyor. Evimizde hepimizin ortak gündemi ve hedefi her gün Kudüs için bir şeyler yapmak. Annem okuduğu Fetih Surelerine istikrarla devam ederken ablam Filistin yararına satışa sunulmak üzere çanta, defter tasarlıyor. Ağabeyim derneklerde Gazze’yi, Filistin’i konuşuyor. Babam da malıyla destek oluyor. Ben de Gazze’yi yazarak destek oluyorum. Tabii okutan da konuşturan da yazdıran da O. Malıyla destek olmayı nasib eden de. Biz bu çabayı gösterirken hepimizin ortak yaptığı bir şey var. O da duayı bırakmamak. Elhamdülillah her beş vakit namazın ardından her şeyden önce Filistin’deki kardeşlerime dua ediyorum. Onlar bunu hak ediyor ve tabi biz de bu konuda sorumluyuz. Ne de olsa Filistin’in hali böyleyken Rabbimiz bizim nasıl bir tavır takındığımızın hesabını soracaktı. İşte o gün gelmeden bu imtihanı hakkıyla verebilmek için gayret ediyorduk ve Kudüs fethedildi. Şimdilik Filistinli kardeşlerimizin sabır imtihanına Kudüs özelinde ara verildi sanki. İşte başladı şükür imtihanı… Biz Türkiye’de yaşayan Müslümanlar olarak eğer sabır imtihanını hakkıyla veremediysek şükür imtihanını nasıl geçecektik? Şöyle sorayım daha açık olur belki. Şimdi bu cihad devam ederken Gazze’de kardeşlerimiz zorlu şartlarda dik bir duruş sergilemeye çalışırken bizler de o sırada sadece onların o halini izleyip kanalı değiştirmekle yetindiysek ve herhangi bir şekilde onlar için başta kendi imtihanımızı geçebilmek için hiçbir şey yapmadıysak şimdi gerçekten bu şanlı fethi tüm ruhumuzda büyük bir coşkuyla hissedebilir miydik? Sanmıyorum. Hatta bırakalım coşkuyu vicdanı olan bir Müslüman vicdan azabından ne sancılar çekerdi. Niye elimi taşın altına koymadım diye. İşte o yüzden bugün bu uçakta olmak nasib meselesi. Rabbim, bizi bu nimetle nimetlendirdiğin için binlerce defa hamdü senalar olsun sana. Vesselam.
