Parasız Yatılı Öyküsünde Babasızlık ve Yoksullukla Mücadele Eden Kadın
Modern Türk Edebiyatının yakın zamandaki kadın yazarlarından olan Füruzan, eserlerinde sıradan insanların hayatlarını ele almıştır. Kadın, çocuk, yoksulluk, babasızlık gibi konuları işlemiştir. Ve bu eserlerinden birisi de Parasız Yatılı adlı öyküsüdür. Parasız Yatılı öyküsünde babasını kaybetmiş ve annesi hastabakıcı olarak çalışmaya başlayan küçük bir kızın ve kızını büyütmeye çalışıp yoksullukla mücadele eden bir annenin öyküsünü anlatmaktadır. Bu öyküde anlatılmak istenen hususlar babasızlık ve babasızlığın ortaya çıkarttığı yoksulluk.
Babasızlık, daha çok Tanzimat romanlarında karşımıza çıkan bir unsurdur ve çok önemli bir yer tutar. Çünkü bazı hikâyelerin veya romanların ana karakterleri babasını kaybettikten sonra birçok yönden değişmeye başlar. Bu durum kısaca şöyle özetlenebilir: “Hazırlanan özet zeminin ardından; babasızlık olgusunun bulunduğu on yedi Tanzimat romanı, babasız kahramanlar çevresinde özetlenmiştir. Özetlenen romanlarda babasızlıkla ortaya çıkan problemler; ekonomik, sosyal, ruhsal problemler ve eğitim problemleri alt başlıklarında tespit edilerek ele alınmıştır.” (DENİZ iii) Edebiyatımızdaki yetim karakterlere örnek olarak; Araba Sevdası romanında Bihruz Bey, Felatun Bey ile Rakım Efendi romanında Felatun Bey, İntibah romanında da Ali Bey ve Füruzan’ın Parasız Yatılı öyküsünde de küçük kız da örnek gösterilebilir. Ve bu durumun hem ana karakteri hem de aileyi etkileyen sonuçları da vardır. Bunlara örnek olarak, Nuran Deniz’in Tanzimat Romanında Babasız Bireyler adlı tezinden şu cümleleri sunabiliriz: “Bu problemleri, ailenin dağılması ve dış tehlikelere karşı korunamaması, aile bireylerinin kötü tecrübeler yaşaması, iyi bir eğitim alamaması şeklinde saymak mümkündür” (DENİZ 68). Parasız Yatılı öyküsünde Babasızlığın yarattığı en büyük sebeplerden birisi de ailenin ekonomik olarak etkilenmesidir. Anne, çocuğuna hem annelik hem de babalık yapmaya başlar. Annenin hem annelik hem de babalık yaptığının kanıtı, annesinin masaya mavi çiçekli muşambayı sermesidir. Çünkü bu muşamba baba hayattayken kullandıkları ferahlık veren bir muşambadır. Ve burada da kızına baba varlığını hissettirmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Ve babasızlık konusunda Tanzimat romanları ile Füruzan’ın Parasız Yatılı öyküsünün bir benzerliği vardır. Çünkü yukarıda örneğini verdiğimiz Tanzimat romanlarındaki babasız kalmış bireylerin anneleri, çocuklarına hem annelik hem de babalık yapmışlardır.
İkinci paragrafta dediğimiz gibi, babasızlığın ortaya çıkarttığı birçok sıkıntı (ekonomik, ruhsal, toplumsal, psikolojik) vardır. Füruzan’ın Parasız Yatılı romanında da babasızlığın ortaya çıkarttığı durumların hem ekonomik hem de psikolojik bir etkisini görmekteyiz. Zaten kız ve annesi, baba ölünce zor durumda kalmışlardır. Bunun sonucunda da anne hem annelik hem babalık yapar. Ve sonra anne kızını parasız yatılı okula gönderip öğretmen olmasını ister. Ama eğitim almasından ziyade kızının bir an önce para kazanıp kendilerini bulundukları sefil yaşamdan kurtarmasını istemektedir. Yani burada henüz ilkokul çağındaki bir kız çocuğunun üstüne, annesini ve kendisini sefaletten kurtarmak için ağır bir yük binmiş oluyor. Füruzan, bu noktada hem İstanbul’da yoksul bireylerin nasıl geçindiğini gözler önüne sermiştir hem de yoksulluk teması ile kadın iç içe geçtiğini göstermektedir. Ki zaten Füruzan’ın tüm eserlerinde kadın ile yoksulluk iç içe geçmiştir. Bu bahsi Burcu Uşaklı SANDAL Füruzan’ın Öykülerini Sosyal Eşitsizlik Bağlamında Okumak adlı makalesinde şu şekilde dile getirmiştir: “Füruzan’ı Türk öykücülüğü açısından değerli kılan bir diğer husus ise kadını ve kadına dair olan pek çok şeyi samimi bir üslupla işlemiş olmasıdır.” (SANDAL 44) “Zira onun öykülerindeki kadınların özellikle yoksulluklarıyla, gerçek hayatta ekonomik yönden eşitsizliğe maruz kalan kadınların bir temsili olduğu açıktır. Dolayısıyla Füruzan’ın öykülerinde yoksulluk teması ile kadın meselesinin iç içe geçtiği ifade edilebilir.” (SANDAL 46). Ve konumuzla da alakalı olarak şu unsurda vardır ki, çoğu eserlerinde yoksullukla mücadele veren kadınlar boşanmış ya da dul kalmışlardır. Yine Burcu Uşaklı SANDAL aynı makalesinde “Füruzan’ın öykülerinde de yoksullukla tek başına savaşmaya çalışan kadın öykü kişilerinden söz etmek mümkündür. Öykülerin çoğunda boşanmış, eşini kaybetmiş ve hane reisi olarak ayakta durmaya çabalayan fakat çok kez başarısız olan kadınlar öne çıkar. […] O hâlde Füruzan’ın öykülerinde eşitsizliğin değişmez mağdurlarının kadınlar, çocuklar ve göçmenler olduğu ifade edilebilir.” (SANDAL 47) ifadelerini kullanmıştır.
Sonuç kısmına gelecek olursak, 1970 ile 1980 yılları arasında çıkan Türk edebiyatındaki eserler toplumsal sınıfları, eşitsizliği, yoksulluğu ele almıştır. Ve hem sıradan insanların hayatlarını anlattığı eserlerden birisi olan Füruzan’ın Parasız Yatılı adlı eseridir. Ve Füruzan’ın bu eserinde kısaca demek istediği şey şudur ki; babasızlık, ailenin ekonomik ve ruhsal olarak çökmesine, bu durumlardan da etkilenenler kadınlar ve çocuklar olmaktadır.
KAYNAKÇA
DENİZ, Nuran. Tanzimat Romanında Babasız Kahramanlar. 2008. Balıkesir Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi.
SANDAL, Burcu Uşaklı. “Füruzan’ın Öykülerini Sosyal Eşitsizlik Bağlamında Okumak”. Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, c. 24, Özel Sayı, 2022, ss. 42-60.
