16 Eylül 2023

Siz’lik Ama Çaresizlik

Yazar: Sema Nur EKİNCİ

İnsanın canı ruhundan ince ince çekilirken gözyaşları sel olur da, Nuh Tufanı’nın ne olduğunu kalp ancak öyle idrak edermiş.

Kişinin sessiz sessiz kendi selinde boğulması çaresizlik değil de nedir? Ki bu çaresizlik denen meret insanın içine ilmek ilmek işleyince dalıp gittiği tek şey bomboş bir duvar oluyor. Yürekten binlerce feryat yükselirken, dışa vurulan yalnızca cılız, ince-çarpık bacaklı, fersiz gözlerle bakan basit bir “İYİYİM” oluyor. Hasta bir İYİYİM!..

İnsan; limanı olmayan koskoca, karanlık bir okyanusta boğulmamak için çırpınıp durdukça, yüzme bilmediği için nasıl kurtulacağını hesaplayamayıp çaresizlik içinde daha da derine batmaktan başka eline hiçbir şey geçmiyor. Çırpındıkça derine batıyor, derine battıkça çırpınıyor. Bazı zamanlar kurak yüreğinde yeşeren umutla su yüzüne çıkıyor, elini uzatıyor biri tutsun da çıkarsın diye ama etrafında sadece onu batırmaya çalışan kasvetli, büyük dalgalar ve geceden daha karanlık gözlerle bakan yalnızlıktan başka hiçbir şey ve hiç kimse olmadığı için çaresizlik içinde tekrar dibe çökmeye devam ediyor.

Bir kısır döngü! Umut, çırpınış, çaresizlik, dibe çökme… Her şeyin bir sonu olduğu gerçeğiyle; elbette bu kısır döngünün de sonu geliyor. Adı: YALNIZLIK! Ne demiş Güven ADIGÜZEL;
“Ve boşunadır tüm mezarlıklar
İnsan hep içine gömülür…”