22 Nisan 2022

Nesnel Düş, Rasyonel Hayal

Yazar: Hilal KANTARCIGİL VATANDAŞ

Kapının menteşeleri atmış. Musluk su damlatıyor. Geçenlerde kırıldı en sevdiğim kupam. Biliyorum aynısını bulamam. Yine yapıştı elime, girdiğim ruh renklerini anlayan kalem. Cem Karaca çalıyor bir yandan, “Çok yorgunum, beni bekleme kaptan”. Bunca gelgitli bir yaşamı sevgiyle taşıyor olmama da hâlâ şaşkınım. Olan biten bunca şeyin üstüne bir de dünyadan göçtü; hem Cem Karaca hem de canım Kayahan… Rengi solmuş, buruşuk dosyalardan birikme öyle çok konu var ki üzülmemi bekleyen. Hangisinden başlayacağımı bilemediğimden karışık üzüntü alıyorum bazen masama. Ruhum karışık, kalbim karışık, kafam karışık… Yalın ve sade bir ruhla dünyaya gelebilmenin ne denli konformist bir durum olduğunu görüp imrendiğim insanlar var. Var olsunlar… Bak yine kavga ediyor alt kattaki karı koca. Sanki kaç gün ömürlerinin kaldığını biliyorlarmış gibi. Sanırım sonsuza dek yaşayacaklar, birbirlerini rahatlıkla incitebildiklerine göre. Yaşam yolunun sevgiden ve kalpten geçtiğini anladığımda beş yaşında falandım. Artı otuz eklendiğinde de değişen bir şey olmadı. Sanırım “İlle de sevgi” diye diye öleceğim. Umarım gideceğim yere ve kalanlarıma bir katkım olur. Nesnel düş, rasyonel hayal olmaz. Öznel düşlerimin sınırsızlığı ve irrasyonel hayallerimin ütopyası itiyorsa da beni asimile olamamış zihnin kuytularına, bundan şikayetçi değilim. Sol tarafımda yazılı olan bir Shakespeare aforizmasıyla; “Sevgi senin yüzünde sonsuza dek yaşasın”. Sonunda bulduk işte ölümsüz bir şey. Yolumun doğruluğuna sevgiler. Sevgili gelenler-gidenler, değerli hayatımdan kısa ya da uzun süre kalarak geçenler; arkanızdan laf etmem, yüzünüze sevgiler. Kalbimizin somut ağırlığı taşıdığımız sevgiyle ölçülüyor olsaydı benim kalbim 500 kg falan olurdu sanıyorum. Herkese taşıyabileceği kadar veriliyor demek ki. Kabulüm.

Dışarıda bir yerlerden yeni yapılmış çilek reçeli kokusu geliyor.

Oysa ben çilek reçeli değil, aşk istiyorum.