Göç
Çıkagelse nevbahar yeniden
Soluk benizli güzleri yontarak
Yontarak küflü çakısıyla kabuklarını arzın
Ve dahî, kara bulutlarla kaplı pasını arşın
Ben bu dünyadan cebren göçmeden
Çıkagelse nazenin nevbahar yeniden
Üstünde laleler açmış kavuklu mezar
Malûmatım yok, bilinmez nicedir yatar
Üstü çizilecek maddeler var listede henüz
Daha diriler çıkacak göçük altından
Ben dünyadan cebren göçmeden işte
Çıkagelse yeniden nazenin nevbahar
Kasırga gölgeleri dağların eteğinde
Zemherî soğuğu hep, buzdan yüreklerde
Yüreklere yakışmayan yüzler
Yüzlere uymayan isimler
Bu kış yasak şiir okumalar
Ben cebren göçmeden bu dünyadan
Çıkagelse yeniden nazenin nevbahar
Bir salıncak kurarım belki ipekten
En mavi ağacın, en gök dalına
Bir sarı gömlek alırım… Hani
Şu ne zamandır istediğimden.
Baharda giymeliktir sarı, bilirsin
Meydan okumak için güneşe
Cebren göçmeden bu dünyadan ben
Çıkagelse nazenin nevbahar işte
Ay aydınlık çocuk kokusuyla uyanmak
Anahtarı almadan dışarı çıkmak
Demlik tıkırtısı, huzur çığlıkları, çay
Annen evdeyse, mütemadiyen bayram var
Ben cebren göçüvermeden
Çıkagelse yeniden nazenin nevbahar
Bir yaşamak kaçamağı dünyada bulunmak
Oltanın ucundaki küflü ses gibi
Karınca rızkı gibi biraz, piknik örtüsünde
Adım Ayşe mahlasım pejmürde
Yoruldum bu durakta beklemekten
Ben dünyadan cebren göçmeden
Çıkagelse nazenin nevbahar yeniden

