Herkesin Böyle Bir Dayısı Olmalı
Başlığı okuyunca dayımdan bahsedeceğimi anladınız. Benim dört dayım var hepsinin üzerimde emeği çok ama içlerinde ortanca bir dayım var, ismi Hüseyin, onun yeri bende bambaşka. Bilen bilir, bilmeyenler de bilsin.
Bir insanda değer verdiğim iki tane özellik var. Birinci unsur ahlâk diğeri de mizahtır. Benim Hüseyin dayım hem çok merhametli hem ahlâk noktasında hayran kaldığım bir isim. Bi’ o kadar da mizahta üstüne yok. Mizahın zekâ işi olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım☺
Biraz bu kelimenin anlamını da değinelim. Mizah, Arapça kökenlidir ve dilimize de Arapça’dan gelmiştir. Beklenmedik bir anda güldürmek amacıyla yapılan espri ya da gülmece demektir.
Mizahın herhangi bir tekniği olduğunu düşünmüyorum. Yapması kolay gibi gözükse de aslında zordur. Çok ince düşünce isteyen bir eylemdir.
Peygamberimiz aleyhisselâm da yeri geldiğinde espri yapmış fakat kimseye sırf güldürmek için yalan söylememiştir. Ashâb-ı Kiram’dan da bu özelliği taşıyanlar olmuş. Hazır bu konu açılmışken bir hadise aktarayım sizlere.
Suheyb bin Rumi (r.a.) anlatıyor: Bir gözüm ağrıdığı halde Nebi (s.a.v.) yanına gitmiştim. Önünde ekmek ve hurma vardı. Bana,
“Yaklaş ve ye.” buyurdu.
Ben de hurma yemeye başladım. O ara Resûlullah (s.a.v.) bana:
“Bir gözün ağrıdığı halde hurma mı yiyorsun?” dedi. Ben de:
“Ey Allah’ın Rasûlü, ben ağrımayan tarafla yiyorum.” dedim.
Bu cevabıma Nebi (s.a.v.) güldü..
Hüseyin dayımın da mizah yeteneği vehbî, yani Allah vergisi. Annem de dayımın bu niteliğinden bahseder. “Aramızda en iyi espriyi o yapar” der. Dayım öyle doğal yapar ki espriyi içten güldürür beni. Bana da bir zamanlar “Hoca Hanım” diyerek dinî bir konu açıldığında “Evet Sema hocam, fetva sizden!” derdi. Yengemse “Kızla uğraşmasana!” der. Bense bu durumdan çokca memnundum. Çünkü o benimle böyle konuşunca hüzünlüysem hüznüm gider yüzümde güller açar âdeta. Bu aralar da “Yazar Hanım” diyor. Öyle hoşuma gidiyor ki yazdığım satırları okuyup üstüne latife yapması.
Eh, seven sevdiğini güldürsün. Herkesin böyle bir dayısı olsun…

24 yaşındayım Arapça tercümanlık dersleri alıyorum. Bir yandan da yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Müzik kulağım iyidir, bir zaman makam dersleri verdiğim oldu. Öğrenmeyi ve öğretmeyi seven bir yapım var. Farklı alanlarda derslere katılıp yeni şeyler öğrenmek bana terapi gibi geliyor. Kendine yatırım yapanlardanım. Sosyal biriyim, hayatı yaşamayı seviyorum.
