6 Kasım 2023

Mütebessim Çehreler

Yazar: Saliha İN

– “Neden?” dedim.
– Korkmuyorum, dedi.
– Biliyorum, korkmuyorsun. Ama neden gülümsüyorsun?
– Hayır, direniyorum.
– Böyle mi direniyorsun?
– Evet?
– Direniş böyle olamaz. En azından bir silahın olmalı, bağırmalısın, öfkelenmelisin…
– Susturdu beni, yine gülümseyerek: “Biliyor musunuz biz öfkelendikçe daha mutlu oluyorlar, biz gülümsedikçe daha da öfkeleniyorlar.” Siz olsanız ne yapardınız. Öfkelenmeyi mi seçerdiniz, yoksa gülümsemeyi mi?
– Ellerine baktım, ben gülümseyecek kadar güçlü değildim, ağladım.
– Kolay yolu seçtin, dedi.
Ezan sesiyle birlikte namaz kılmak için yıkılmış olan caminin kenarına toplandık.
– Namazdan sonra yanına gittim. Son sorumu sorup hemen buradan uzaklaşmam gerekiyordu. Herhangi bir saldırıda tehlikeli bir bölgeydi ve basın mensuplarının buraya girmesi yasaktı.
– Siz her şeye rağmen mütebessim çehrenizi neye borçlusunuz, nasıl kazandınız bu çehreyi?
– Tek cümle söyledi, mütebessim çehremizi atalarımıza ve acılarımıza borçluyuz.
Belki de dünyanın en uzun hüznü yağıyor üzerimize, bir kısmımız cesurca tebessüm ederken bir kısmımız cahilce kahkaha atıyoruz.