23 Kasım 2023

Hoşgörüyü Buldum – 4

Yazar: Özge İNSAN

Ben hoşgörüyü öğrendim;
Ben bir insanın sonsuzluğu kazanmasını sağlayanın iman, bir toplumun birlik olmasını sağlayanın merhamet, devletin ayakta durmasını sağlayanın ise hoşgörü olduğunu öğrendim.
Ufacık bir rüyaydı, bu yolu başlatan. Şeyhinin göğsünden çıkan bir hilaldi, bu yol güçlü kılan. Bu yüce devletin başlangıcıydı, göğsünden yükselen çınar…

Rüya görüyordu Osman, başlıyordu bu kutlu yola. Şeyhinin göğsünden çıkan hilal, gittikçe güçlenip dolunaya dönüyordu. Sonunda çınar yükselmeye başlamıştı edalara doğru ancak nasıl kalacaktı 600 yıl ayakta?
Çınar büyüdü, büyüdü ve çiçek vermeye başladı. Bu çiçekler görenleri kendine hayran bırakıyordu. Kavak ağacı dahi o uzun boyuyla kıskanmıştı çınarı. Ve çiçekler yavaşça tüm dünyayı etkilemeye başlamıştı. İşte 600 yıl hayatta kalmayı sağlayan çiçeklerdi bunlar. Yürekleri iman sevgisiyle atan, göğüslerinde adaleti barındıran, tebessüm etmeyi sadaka kabul eden bir milletin çiçekleriydi bunlar.
Rüzgâr, tatlı esintisiyle etrafına inşirah tohumları dağıtırken bu büyüleyici çiçekleri de İstanbul’a doğru götürüyordu. İşte Fatih’ti hoşgörünün yegâne sembolü. Sultan Mehmet, Rasulluhah’ın (s.a.v.) hadisinde bildirdiği kişiydi. Tam 53 günün sonunda kuşatma sona ermiş hilal artık dolunay olmuştu. Fakat II. Mehmet böbürlenmemiş, başa geçer geçmez bir ferman yayınlamıştı. Fermanda şunlar geçiyordu. “(…) İhsan edip Bosna rahiplerine duyurdum ki kiliselerinizde korkusuzca ibadet edin ve memleketimize korkusuzca ikamet edin… İşte Fatih yüreğindeki iman sevgisiyle hoşgörünün timsaliydi. O kadar hoş görüyordu ki onlara saygısından Hristiyanlar’ın bayram gününe yani Yortu gününe rastlayan pazarı dahi kaldırtmıştı. Ecdadımız o kadar hoşgörülüydü ki kendi milletinin dahi azınlıklara olan isyanlarınakarşı yayınladığı fermanda “(…)Kimse onları rencide etmesin, kim ki bu hükmün feshini murad ederse Allah’ın ve resulünün hışmına uğrasın. (…)” diyerek hoşgörüsünü bir kez daha gözler önüne sermişti. Düşmanlarını dahi kendine hayran bırakan Osmanlı Devleti’nin çiçekleri, Osmanlı yıkıldıktan sonra bile unutulmayacaktı, mis kokuları her yana tatlı tatlı yayılacaktı. Sultan Mehmet de bunu söylemişti, Osmanlı toprakları değil gönülleri fethediyordu. Hoşgörünün yegâne timsali ecdadımızın nişanı, tüm kalplerde ışıldıyordu.