Asr-ı Saâdet’ten Bir Güzel Yadigâr: Gazze
“Kudüs’e olan ilgimiz, mütemmim cüzümüz olarak, hayat boyunca bize eşlik etmeli. Bu ilgiyi, bilgiyle ne kadar temellendirebilirsek, Kudüs’ün bizden uzaklaşmamasını da o kadar garanti altına almış oluruz.” diye yazmış Taha Kılınç, Kudüs Yazıları’nda.
‘Mütemmim cüz’ tabirini az çok duymuştum daha önce, bir kez daha okudum tanımlarını.
Bir şeyin ayrılmaz parçasıymış mütemmim cüz.
Hatta öyle ki, asıl parçaya, bütüne zarar vermeden, kırmadan, parçalamadan bu parça asıldan ayrılamazmış.
Taha abi çok güzel ve yerinde bir tabir kullanmış hakikaten.
İnsan neden sevmesi gerektiğini bilmeden, sevgisine bir hüviyet, bir derinlik kazandıramıyor.
Bu yüzden, Kudüs’ü, Kudüs’ün mütemmim cüzlerini tek tek bilmemiz, tanımamız ve tanıdıkça daha çok sevmemiz gerekiyor.
Her bir köşesine, her bir sokağına, taşına toprağına âşinâ olmamız gerekiyor.
İlk Gazze’den başlıyorum ben de.
Yıllardır bir karabasanla boğuşan güzel Gazze…
Dünyanın bütün tel örgülerini etrafına yığsalar da hürriyete sevdasını bitiremeyecekleri cesur Gazze.
Taşların dünyanın bütün zalimlerine karşı dile geldiği, kanatlanıp ebabil kuşlarına döndüğü Gazze.
Gazze’nin Hazreti Ebûbekir (r.a.) zamanında fethedildiğini öğrendim, yani Gazze bize ondan yadigârdı, bir emanetti, sonra Peygamber efendimiz ﷺ’in büyük dedesi Hâşim b. Abdümenâf’ın orada medfun bulunduğunu, Gazze’nin bir zamanlar oldukça revaçta bir ticaret merkezi olduğunu, Peygamberimiz ﷺ’in babasının ticaret sebebiyle oraya sık gelip gittiğini, Hz. Ömer (r.a)’ın asıl servetini Gazze’de yaptığı ticaretler sayesinde kazandığını, İmam Şâfiî Hazretleri’nin orada doğup büyüdüğünü, Evliya Çelebi’nin Gazze halkından “Kara yağız, cömert, kerem sahibi, garipleri sever, sakin yapılı yumuşak huylu insanlardır.” diyerek bahsettiğini okuyorum.
Okudukça yakınlığım artıyor. Gönül mesafesi kalkıyor, bir sıla toprağı oluyor Gazze.
Esirlerin mücahitlere hayran bakışlarını görüyorum sonra, demek ki atalarının güzel huyları sirayet etmiş her birine.
Güzel insanların şehri Gazze.
Rabbim, özgürlüğüne bizi şahit kılsın.
Bütün o tel örgülerin yıkılıp söküldüğü, insanlarının yüzünün güldüğü, kederin topraklarından silinip gittiği günler yakın çok yakın olsun.
Sana dair söylenecek nice umutlu kelimeler biriktiriyor ceplerinde yiğitlerin.
Allah, her şeye kâdirdir Gazze.
Vesselâm.
