Ateş Böcekleri-2
Onların uyanma vakti bizlerin uyku vaktiydi. Yine sokakta toplanmışlar. Gece düşmüş, ayaz vurmuş, karanlıkları aydınlatan, yalnızlığı ısıtan ateşler yakılmıştı. Herkesin ışığı günü aydınlatan güneşleriyken, ateş böceklerinin güneşi geceyi aydınlattıkları ateşleriydi. Onların günü gece yarısı itibariyle başlamaktaydı. Sabahın keşmekeşinin dışında gecenin sessizliğinde, acılarının hissizliğinde hayalleriyle pervaneler gibi dönmektelerdi. Kimi anne ve babasız yetiştirme yurdundan firar etmiş, kimi ailesinin parçalanmasıyla pare pare dökülmüşlerdi adına sokak dedikleri evlerine… Sığınacakları tek yer kendileriydi. Kendilerine bu kadar yük yüklemeleri her şeyin ötesinde bir yorgunluğa sebep olmaktaydı. Ne zaman uyuyup ne zaman uyanacaklarına kendileri değil çevresel faktörler karar vermekteydi. Acıktıklarında buldukları herhangi bir şeyleri yemekten başka çareleri yoktu. Gerçi çoğu zaman aç yatmak durumundalardı. Bizler sofralarımıza gelen bayat ekmeklere yüz çevirirken ateş böcekleri çöp konteynırlarında ekmek aramaktaydı. Bayatlayan ekmeklerimiz miydi? Yoksa inançlarımız mı? İnsanlığımız mı? Bilememiştim…
Kimsesizliğin bu kadar acı verebileceğini kayıp duygularının böyle büyük travmalara yol açabileceğine olanak vermezdim. Onların hayatlarının dışında ki hayatımda komşularıma ve akrabalarıma bile tahammül edemeyen biri olarak akraba ve komşuya sahip olmayan insanları görünce büyük bir nimete yüz çevirmenin utancında kalakaldım. Kalabalıklar içerisinde küçük bir çocuk şımarıklığındaydık. İnsani ilişkilerin önemini kavrayamamış olmanın sancılarıyla kıvranmamak elde değildi. Kuaföre gidip tıraş olmak bile büyük bir lüksmüş, evinde ki sıcak su ve duş ise en büyük konformuş. Oysa ne çok saçma ve boş şeyleri şikâyet ediyormuşuz. Elimizde ki imkanların farkına varmak için kaybetmek mi gerekiyormuş? Yoksa kaybedenler mi nimetlerin değerini biliyormuş? Çok şey kaybetmiş olanların aslında sokakta kalanların değil bizler olduğunu anlamak gerekiyor. Madden kaybedenler manada kazanmışlardı. Madden kazananlar manayı yitirmişlerdi. İnsanlığı sorguladığımız bu günlerde insanlığını koruyan ateş böceklerine teşekkür ederim.

İnsani Hayat Derneği Kurucu Başkanı

Anlayana ne kadar derin bir söz oysa…