Garip Olmak
Ey dünya hayatında imtihana tutulan garip yolcu. Garipsin çünkü açık seçikliğin bu kadar meydanda olup bunun normallik olarak algılandığı, dışarı çıkmasan dahi evde internetten dünyanın her bir tarafındaki ahlaksızlıklara ulaşıp, bulaşıp, kapılabilen bir zamanda tüm bunları nefsin arzulamasına ve çevrenin sessiz kalıp bir nevi onaylamasına hatta teşvik etmesine rağmen “Hayır! Ben her türlü hayasızlığınıza, çirkinliğinize karşı her bakımdan temiz kalmak, temiz olmak, temiz bakabilmek istiyorum.” diyorsun ya işte bu, bu zamanda garip olmak demektir. Hem de ne garip… Elinde kömür olanların arasına elinde elmasla çıkıyorsun ama el üstünde tutulması gereken sen iken; aşağılanan, dışlanan, yobaz yaftası yiyen sen oluyorsun. Halbuki kömür nere, elmas nere… Peki nasıl olur da elmas varken kömüre müptela olunur? Temizlik, iffet, haya, namus, edep varken nasıl olur da fuhuş, açıklık, edepsizlik revaçta olur, nasıl bir zihniyettir bu? Yanlış yapmak başka şeydir ama yanlışa doğru demek bambaşka şeydir. Nedir bu anlam veremediğimiz şeyin izahı? Maalesef gerçek şu ki, bu meselenin izahını ne kadar güzel ve etkili yaparsak yapalım böyle bir güruh olacaktır. Çünkü küfür ehli açık seçikliği bir silah olarak kullanıyor ve bu silahı, Müslümanların çoğunluk olduğu yerlerde de etkili oluyor. Bu yüzden hak ve batıl mücadelesinin daim olduğu bu dünyada hak taraftarları olarak batıl ne kadar sapıtırsa sapıtsın ne kadar batarsa batsın, gerek elle gerek sözle buna engel olmalıyız amma ve lakin özgürlüğün put olduğu günümüz yaşantısında bunun ne denli zor ve güç olduğu açıktır. O halde mutlak ve muhakkak bu ahlaksızlıklara kalben tepki koyup kendimiz bundan uzak durup elimizin uzanabildiği bir avuç insanı da kurtarmak için gayret içinde olmalıyız. Ama önce kendimiz. Evet önce kendimiz. Yani sen.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi- Matematik Öğretmenliği bölümü mezunu
Bildiklerinin öğretmeni, bilmediklerinin öğrencisi olan; duygularını, düşüncelerini, hissiyatlarını yazıya dökmeyi seven ve faydalı olmayı arzulayan; mazlumun yanında zalimin karşısında duran; maneviyatı maddiyattan üstün tutan; kalıcı olan ahireti geçici olan dünyaya tercih eden; gülümsemeyi ve gülümsetmeyi seven; kırmaktansa kırılmayı, üzmektense üzülmeyi tercih eden; ormanın ve denizin derinliklerinde dolaşıp tefekkür etmeyi seven; güneş doğmadan önce güne başlayan; önce kendini düzeltmeye çalışan; hayalleri ve umudu büyük olan; en büyük hedefi Allah’ın rızasını kazanmak olan ve insanlardan bir karşılık beklemeyen; hakkın ikamesi, batılın izalesi için çalışan bir genç.
