27 Mayıs 2024

Güzel İşe Dair

Yazar: Nida ALKAN

-Sence hayatın anlamı ne?

Tereddütsüz cevapladı: Kulluk.

-Tamam onu ben de biliyorum ancak benim yapabileceğim bir şey olmalı.

-Doğru söylüyorsun, dedi karşıdaki.

-Genelde kulluk özelde Allah’ın sana verdiği mizaca, kabiliyete göre güzel iş yapman. Rabbimiz kitabında şöyle buyuruyor: ” O hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır (Mülk Suresi 2. Ayet).

-Güzel iş…

Başladı içindekileri anlatmaya.

-Şimdi abla, güzel iş deyince hep bizden ötede olan insanlara yapacağımız yardımları hayal ediyoruz ve bakış açımızı bunlarla sınırlandırma hatasına düşüyoruz. Halbuki Rabbimiz önem ve öncelik sıralamasına göre iş yapmamızı ister. En öncelikli olan kimdir peki? Elbette yanı başımızda kim varsa? Kolumun neye uzandığını görüyor Allah…

Bu yanı başımızdakiler de mütemadiyen ailemiz oluyor. Hem biliyor musun Efendimiz aleyhisselatu vesselam bir Hadis-i Şerifte ne buyuruyor? “Sizin en hayırlınız, ailelerine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım” (Tirmizî, Menâkıb, 63)

Evet en yakınımızdan başlamalıyız. Bir tebessümü, selamı dışardaki mü’minlerden önce ailemize göstermeliyiz. Dışardakine göstermeyelim demiyorum ama ailemiz daha öncelikli diyorum. Doğrusu bunu ben değil alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz aleyhisselatu vesselam söylüyor.

Güzel iş…

Yapabilecekken yapmadığımız ameller. Ah! Niyetle birlikte elbette ki. Neden mi? Ameller niyetlere göredir çünkü. Niyetimizi rıza-i ilahi doğrultusunda alarak güzel iş yapma gayretimizi arttıracak ameller yapmak lazım. Bu kadarıyla sınırlı değil elbette ki.

Ne çok hayır hasenatı kaçırıyoruz değil mi? Halbuki uyanık Müslümanlar olup nerde ne yapabilirimin derdine girmemiz gerekiyor. Şu anki konumuma ve şartlarıma göre acaba Rabbim benden ne bekliyor, deyip güzel iş adamı olmamız, hayat amacımıza ayarlı Müslüman olmamız gerekiyor. Böyle iman ettikten sonra da şeytana karşı teyakkuzda olup, boşluk bırakmamak önemli. Bizim dolduramadığımızı şeytan boş bırakmıyor çünkü…

-Yemeğini neden yemiyorsun?

– Kendimi kaptırmışım.

Dışarı baktılar, sonra tekrar önlerine. Yemeğinin son lokmalarını yedikten sonra derinden bir Elhamdülillah çekti. Elhamdülillah ki Müslüman’ız. Elhamdülillah ki Rabb’imizin Allah olduğu bilincindeyiz. Elhamdülillah… Rabb’imizin nasib ettiği İslam nimetine hamd olsun.

Niyet ve güzel iş!

Kalplerinde yeşeren tohumu tomurcuğa çevirme kararıyla yemeklerini sonlandırdılar.