2 Ocak 2026

Kutlu Bir Özlem

Yazar: Nida ALKAN

Seni çok özledim. Oturup sesini dinlemeyi özledim. O güzel sesinle okuduğun Yasin Suresi’ni dinlemeyi özledim. Yaşadığım duygunun adı özlem. Şunun da farkındayım: Bu dünya hayatında artık bir son yaşandı. Tüm kavuşmalar asıl vatanımız ahirette dinecek. Senin gidişin bugünle birlikte tam üç ay beş gün oldu. Biz de gittik. Gitmek zorunda bırakıldık. Evimiz bombardıman altında kaldı.Şükür ki o anda evde değildik. Çocuklar sağlıklı ben sağlıklıyım elhamdülillah. Giderken Gazze’ye bir gelinlik kızı uğurlar gibi veda ettim. Tekrar geleceğim dedim hafif seslice. Tekrar gelip mezarını ziyaret edeceğim. Yani edeceğiz. Çocuklar Emel ve Rayen de gelecek inşallah. Biliyor musun  onlar da seni çok özledi. Rüyalarında baba baba diye sayıklıyorlar. Onlar sayıkladıkça gözyaşlarıma engel olamıyorum. Hemen çıkıyorum yanlarından. Beni ağlarken görmelerini istemiyorum. Güçlü bir anne görmeleri gerekiyor. Güçlü kalabilmeleri için…

Şimdi mutfakta en sevdiğin yemeği yapıyorum. Falafel. Kızların  sana benziyor bu konuda. Onların da en sevdiği yemek. Sesleri geliyor odadan. Birlikte şehitçilik oynayıp tekbirler getiriyorlar. Dudağımda izzetli bir tebessüm. Babalarının kızları diyorum içimden. İlk evlendiğimiz zamanlarda muhabbet ettiğimiz sırada  çocukken en sevdiğin oyunun şehitçilik  olduğunu söylemiştin. Oyunun gerçek oldu yol arkadaşım…

Sen şehit oldun eş, dost  taşıdı seni. Bu sefer oyun değildi. Sahidendi. Gördüğüm duyduğum her şey kadar gerçek. Acı duymuyor muydum sanıyorsun? Delicesine. Peki niye aynı zaman da huzurla doluydu kalbim? Çünkü biliyordum ki şehadete kavuşan  daha dünya hayatındayken rızıklandırılır. Biliyordum ki şehit olan Allah katında sevilmeye layıktır. Hissediyorum. Allah seni seviyor. Sevdiği gibi yeryüzü halkına da sevdiriyor. Senin için ağızdan çıkanlar ancak hayır üzerine. Ben buna şahidim. Daha geçen gün bir arkadaşın aradı. Senin cenazene katılamamış. Bundan duyduğu hüznü ve pişmanlığı dile getirdi. Bir ihtiyacımız olup olmadığını sordu sonrasında. Alalh razı olsun bir ihtiyacımız yok  dedim. Aslında  ihtiyacımız vardı. Benim ve çocukların sana ihtiyacı vardı. Evimizin billur sesinle dolmasına ihtiyacımız vardı. Bu ihtiyaçlar listesi uzar gider. Şimdilik burada duracağım ve Rabbim’e yalvaracağım. Bizi kıyamet günü birlikte dirilt ve bizi hesapsız firdevs cennetine al diye. Çocuklar beni bekliyor. Falafel hazır. Tam istediğin gibi yaptım bu sefer. Şimdi hep birlikte yiyeceğiz. Yerken boğazıma bir yumru oturacak muhtemelen. Ben de mutfağa koşup içime akıtacağım gözyaşlarımı. Şimdi sen yoksun ya Yasin Suresi’ni kimden dinleyeceğim ben?…