Ruha Yolculuk
Ruh sonsuzluğu, beden ise sonlu olanı arzular. Ruhu tatmin eden manevi hazlarken, bedeni tatmin eden maddi hazlardır. Bu yüzden ruh, maneviyata ve ahirete meyleder; bedense maddiyata ve dünyaya. Huzuru ise ruhu tatmin eden tadar.
Ruh hassastır, ona dokunmak kibarlık gerektirir. Bu yüzden herkesin ona dokunması mümkün olmaz.
Ruhumuza dokunacak şeyler öyle uzakta olmaz çoğu zaman. Fark edebilirsek, görebilirsek, hissedebilirsek…
Ruha tesir eden, onu güzelleştiren şeyler; kimi zaman dudaklarımızın arasına gizlenen bir tebessümde, kimi zaman bir mazlumun o samimi duasında, kimi zaman umut dolu bir çift sözde, kimi zaman sevgi dolu bir çift gözde, kimi zaman kafamızı kaldırdığımızda gördüğümüz gökyüzünün maviliğinde, kimi zaman bir çiçeğin tomurcuğunda, kimi zaman denizin dalgasında, kimi zaman bir bebeğin o eşsiz kokusunda, kimi zaman bir müziğin tanısında, kimi zaman bir yağmur damlasında saklıdır.
Hadi saklı olan güzellikleri bulup önce ruhumuzu sonra ruhları iyileştirelim, güzelleştirelim.
Biz iyileştikçe iyileşecek dünya.
Biz güzelleştikçe güzelleşecek dünya.
