23 Ağustos 2024

Sanatın Dilinden

Yazar: Müberra KOÇAK

 

Zamanın kayıtsız akışı içerisinde bir tik tak sesinin tam ortasındayım. Saniyeler ve yıllar arasındaki farkı çoktan anlamış; geçmişi ve şimdiyi yaşayıp geleceği kucaklamak konusunda kararsızım. Gün batımı adeta bir çöküşü müjdeler gibi kapana kıstırmakta günlerimi. Arta kalan zamanım börtü böceğin elinde yitip gitmekte. Cansız anılara hayatiyet vermeye çalışırken beklemekten hoşlanmayan yelkovan akrebin ağına düşmekte. Acele etmek mi geç kaldırmakta yoksa tembellik mi zamanı esir etmekte?..

Salvador Dali – Belleğin Azmi

 

 

Her şeyin birazı ve hiçbir şeyin fazlası… Bu korkunç karmaşa içinde dehşetin çanları her gün doğumuyla birlikte selamlıyor yüzleri. Korku, pişmanlık, çaresizlik… Güneşin parlak sıcaklığının ısıtmaya yetmediği yeryüzü ayaklarımızın altında bir bulamaç haline gelmekte. Hangi yöne gitmemiz gerektiğini ayaklar mı yoksa kalp mi söylemekte? İnsan çırpındıkça diplere batmakta; insan, insan oldukça artık hor görülmekte. Güzel görünen ne kaldı ki? Gün batımı koyu kızıl renkleriyle huzura hayatiyet vermeyi seçmeli. Dehşetin pençesine düşmüş bir adam korkudan değil korkusuzluktan ölmeli. Kimdir bu gecenin gölgesine uzanacak el, kimdir bu çığlığı dindirecek?..

Edvard Munch – Çığlık

 

 

 

 

Fani acizliğimin doruklarında dizlerim üzerine çökmüş yakıcı bir öpücükle dileğimi diliyorum. Elim kolum bağlı bir tutam sarmaşıkla. Geçmiş sinsi sinsi ağlar örmüş ayaklarıma. Ayaklarımın altında ezilen çiçeklere mi üzülmeliyim yoksa saçlarıma taç diye kondurulanlara mı bilmiyorum… Etrafımı saran kollar beni kollamak için mi tuzağa düşürmek için mi bilmiyorum… Ya bir uçurumun kenarında uzanıyorum ya da bir tepenin üzerinde güneşe karşı poz veriyorum. Şimdi sana soruyorum, ben öldüm mü yoksa yaşıyor muyum?

Gustav Klimt- Öpücük

 

 

 

 

An be an şaşırmış gibi yapıp değişmeyen makus talihinize bakıyor gibisiniz. Bir yolculukta değilsiniz ya da bir arayışınız yok besbelli hatta kaybolmak istediğiniz bile söylenebilir. Hayır, hayır bahsettiğim görmezden gelinmek değil bilakis tüm gözleri kendi üzerinize davet eder gibi bir haliniz var. Ardınızda bıraktığınız koyu karanlık bu yüzden dokunamıyor size. Temkinlisiniz ama bir o kadar da cilveli. Bir inciyi taşımak mı daha zor sizin için yoksa bir inciye sahip olmak mı? Denizin kirine, çöpüne anlam yüklüyorsunuz pek tabii kırılgansınız demek ki. Zihninizden dudaklarınıza düşen kelimeleri yutkunmadan önce soru işaretleri takılıyor boğazınıza. Ve siz tam konuşmaktan vazgeçip tüm ihtimalleri yutmuşken soruyor küstahça sizin yerine aynanın ardındaki kişi; sizde gördüklerimi görebildiniz mi?

Johannes Vermeer- İnci Küpeli Kız

 

 

Satırlar narin bedenimdeki süturlara dönerken, damarlarımda kaybolup giden yaşamın faydasını göremeden gitmek ne acı. Şimdi anlıyorum ki ölmek için bile fazlasıyla ölüyken bedenim tüm o meraklı bakışların altında ezilmekte ve bu dünyada hiç olmadığı kadar alçak gönüllü bir şekilde olanlara boyun eğmekte. Son bir yolculuktan ve derin bir uykudan bile mahrum bırakılan boş bedenim, çürümüş bir kadavra gibi gözükse de, bir hokus pokusla yeniden kumarbaz, yaşlı bir alkolik olabilir. Yine de sanırım demokrasiye ve adalete güvenecek olursam bir mezar hırsızının bal mumu heykellerinden biri olmak yerine meraklı ve cürretkar bir doktorun yeni oyuncağı olmayı tercih ediyorum.

Rembrandt- Dr. Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi 

 

 

 

Cennetten kovulmak için yalnızca bir elma yeter bayım. Isırmanıza bile lüzum yok. Yalnızca gerçek yüzünüzü gizleyiniz yeter. Elbette tercihiniz bu değilse şık bir elbise giyer, bir aristokrat olur ve fakir halkın vergileriyle kendinize bir meyve tabağı hazırlayabilirsiniz. Yahut her bir surata sizde farklı suretlerle cevap verip bir elmanın yapamadığı işi kendi ikiyüzlülüğünüzle halledebilirsiniz. Asla endişelenmeyin! Gökyüzünün ve dalgaların birleşip kaynaştığı yerde gizlenebilir ve cennetten kovulmadan önce şapkanızla herkesi selamlayabilirsiniz. Artık elmalara, cennetten kovulmaya gerek yok. Yüzünüzde yok! Siz zaten kendi cehenneminizde, dünyadasınız…

René Magritte – Adamın Oğlu