20 Şubat 2022

Avuçlarının Arasında; Görmek…

Yazar: Sümeyya SARI

Dönüp kalbine baktın mı sen de hiç? Neler var kalp gezegeninde, neler var gönül galaksinde?

Var mı, senin de bu diyarlardan çıkarmak istediklerin?

Almak istiyorsun kalemi kâğıdı eline… Biliyorum, almak istiyorsun tozlanmış ve kirlenmiş duyguları yüreğinden. Zarar veriyorlar biliyorsun sen de.

Hadi, diyorsun. Gel bir temizlik yapayım! Bir bakıyorsun, bilmiyorsun nereden başlayacağını. Bak bakıyorsun dedim ben sana. Görmüyorsun azizim, görmüyorsun…

Her bakmakla da görünmez zaten öyle. Görmek nedir biliyor musun? Düşünüyorsun değil mi? Soruyorsun zihnine. Görmek ne ola ki! Kim bu görmek diye. Ben sana söyleyivereyim o halde ama sen yine de bana inanıp kalma öyle…

Görmek, yüreğini avuçlarının arasına alıp iki elinle sıkmaktır. Öyle bir sıkmaktır ki; parmaklarının arasından damlacıklar çıkarana dek sıkmak. Bak! Gördün mü sen de o damlacıkları? İşte gördüysen, demiş olduğum görmek, bu olsa gerek…

Nasıl da su tanecikleri dağılıyor etrafa. Durma, biraz daha sık yüreğini. Çıkar belki akan taneciklerle kirler. Belki temizlenir, temizlenmek istenenler…

Dağınık değil mi düşüncelerin? Hangisi nerede bilmiyor zihnin. Dönüyor, dolaşıyor aynı yere geliyor fikirlerin. Kalbinin emrettiklerini bulamamış beynin.

Belki de kuraklık vardır. Ondan bulamamıştır, gözlerin görmen gerekeni. Kuraklıkta zordur, tohumlar belirmez öyle. Kupkuru kalır her yer, kuraklık adı üstünde.

Benim düşüncelerimin misafirisin sen de, üzmek istemem seni böyle.

Kervanlar vardır birde bilir misin? Kurak toprakları yol belleyen. Bilmezler yolun böyle kuru ve susuz geçeceğini; bir kul beklerler veyahut bir han beklerler yol kenarlarında. Ya bir han bulamazlarsa yol kenarlarında? Nice olur halleri!

Kervanlar vardır bir de bilir misin? Deryaları, akarsuları, yeşil ovaları yol belleyen. Bilirler yolda ne güzellikler bekler onları. Aşk ile ilerler her adımları; heyecandır onların gıdaları, şükürdür onların suları.

Gel, çıkar yüreğini bedeninden! Al yüreğini avuçlarının arasına. Çevrelesin parmakların, sık onları olabildiğince…

Bakma!

Görmek olsun gayen…

Avuçlarının arasında bütün dünya…