Kahretsin! Yine Gece Oldu
Bu yük, büyük geldi bana.
O dertleri özledim.
Ne güzel yaralarım vardı,
Onlar bile bıraktı gitti.
Eskiden dinlediğim şarkılar,
Hay Allah! Nereye koymuştum.
Hele o kalemime aşık şiirlerim,
Mürekkebim de bitmedi halbuki.
Kahretsin! Yine gece oldu.
Kabuslar sırtlan kesilmiş,
Uykumu bekliyor pusu cephesinde.
Kartondan bir miğfer, kağıttan bir silah,
Zırhı da kendisi olmuş zavallı uykum.
Bir sağ cebine, bir sol cebine bakınıyor.
Burada bir yerde olmalıydı umudu.
Aradığını bulmaya fırsat olmadan,
Miğfer delinmişti bile.
Kahretsin! Yine gece oldu.
Kalbime giyindim senin hayalini,
Başka kuracak hayal kalmadı.
Gözüme perde ettim gül cemalini,
Gözümde yaşaracak mecal kalmadı.
Kargalar yine aynı sabaha uyandırdı beni.
Sensiz, sessiz, kasvete bulanmış bir sabah.
Ben yine her zamanki ben…
Özlemi, umudu, arayışı sırtlanmışım.
Çocukluğumdan oluşan seraplar,
Zemzeme koşuyorum kandan terimle.
İsmail’ in ayak izine hasret ben,
Hacer’ in nasibinden sonra.
Kahretsin! Yine gece oldu.
Veda etmemi bekleyen hayat,
Çatmış kaşlarını,
Elinde bir nefret kılıcı,
Dayamış ömrümün boynuna.
Son duamı istiyor benden.
Bir kez daha düşle diyor olasılıksızı.
Bir kez daha yolda bıraksın umudun seni.
Kılıç kanımla giriyor kınına.
Kahretsin! Yine gece oldu.
Sanki hiç tutuşmamışız gibi yabancıydı elleri
Benden uzaklara dokunuyordu.
Sanki hiç bakışmamışız gibi yabancıydı gözleri.
Benden harici arıyordu.

Yusuuuuuff! Be ne böyle? Bunu nasıl yazdın? Of harika yaaaaaaa