Bir Mülahaza – 2
Mâverâî rûh nidâları dökülüyor pınarlarımdan
Yanaklarımı yakan utancın kızıl sularına.
Çiy tanesi nispetinde ferahlık sunuyor
Kara bulutların kanımdan devşirdiği intizârlar.
Yıldızlar yeryüzüne iniyorlar ayın ihtarlarına rağmen.
Toprak yaralanıyor her mahşervâri sağanağın altında.
Hercâî ahval defterleri koparılıyor omuzlarımdam
Nâmütenâhî niyetlere istinaden bilenmiş makaslarla.
Kesilmiş kağıtlar; nefsimin devasa, daracık şöminelerinde yakılıyor
Küllerinden yüzümde taşıdığım yalanlarımı lâl kılacak maskeler yapmak üzere.
Tutulan çetele notları silinirken âtî rüzgarının ısrarlarıyla
Mâzi kayboluyor her geçen saniye zaman diyarında.
Derûnî aşk çığlıkları sıyrılıyor dudaklarımdan
Yüreğimin mütecaviz dehlizlerinde öğütülmek emriyle.
Bağrıma bastığım nigâr, kazılıyor belirsizliğin kazmalarıyla.
Sökülüyor sevdaya vedamı resmeden antik freskler.
Mülahazaları izâhsız kılan eskiz portremi yırtarken ölüm pahasına
Hakikat silikleşiyor her sözde, menzile varmak sanrısıyla.

Doğma büyüme Trabzonlu. İstanbul sevdalısı. Hâlihazırda İbn Haldun Üniversitesi Hukuk öğrencisi. Anadolu Mektebi talebesi. Yaşı 21. Kendini “Edebiyatperver bir Hukukçu” olarak takdim etmeyi sever. Çeşitli STK’larda vazife almış ve almaya devam etmekte. Gezmeyi çok sever. Bir derdi var, derdini “Son Yolcu” mahlasıyla ifadeye çalışmakta. Şiirler, hikayeler gibi edebi türlerde kalem oynatmakta, kendince yazmakta. Okumayı, kitaplarla haşır neşir olmayı çok sever, kendi çapında kütüphane kurmaya çalışmakta. Kendi çapında hayalleri var, hayalleri için uğraşmakta.
