Vâr Olma Mektebi: Aşk
Aşk; bir bakıma kendinden vazgeçişin adıdır. Kendi varlığını aşığın varlığında eritmek kimine çorak topraklar kimine şelale… İnsanın yok olarak var olmayı öğrendiği bir mekteptir aşk.
Yıllardır taşıdığı kalbinin yerini öğrenmek, yârin acısını bile bile baş tacı yapabilmektir. Onurunu ayaklar altına almaktan çekinmemek; bırak gücenmeyi, sevdası için yaptığı her fedakarlıktan gurur duymaktır.
Aşk; her şeye, herkese baş kaldırıp bir tek aşığının önünde baş eğmektir. Ondan geleni sırf ondan geldiği için mutmain bir yürekle kabul etmektir. Aşkta ümitsizliğe yer yoktur seven nefes aldıkça aşkından aldığı güçle umut eder. O öyle bir umuttur ki; canlıdır, güçlüdür hatta yenilmezdir.
Aşk öyle güçlü bir duygudur ki kişi aşka dûçar olunca karşısındakine kalbini elleriyle teslim eder, kalbine neler yapabileceğini bir an bile düşünmeden; soluksuz kalmayı, tanıdığı benlikten mahrum kalmayı umursamadan…
Bir aşık için saraylarda yaşamakla kuyunun karanlığında kalmak aynı şeydir. Onun için önemli olan tek şey sevdiği ile hemhâl olmaktır. Sevdiği ile beraber olmak için yan yana olmak da gerekmez aslında… Hem aşık neredeyse aşkı da oradadır.
Aşk her yüreğin taşıyabileceği bir yük değildir ki bu emanet ona göğüs görebilene verilir. Aşkın açtırdığı çiçeklere aldanmadan kalbi sevilene mühürleyebilecek olana ya da tam zıddıyla aşkın getirdiği kara kışlara dayanıp “İlle de yâr!” diyebilecek olan esaslı gönüllerin işidir.
Beşere duyulan aşk gölgedir, tecelliden ibarettir. Zanaatınızı sergilemeden önce inceliklerini öğrendiğiniz bir hazırlık sınıfı. Önce kendinizi tanırsınız; acı tatlı yanlarınızı, olmazsa olmalarınızı keşfeder sonra kendinizi unutmayı, aradan çıkarmayı öğrenirsiniz. Benliğinizin yok oluşunun tadına varır, gözlerinizi kapatıp arkanıza yaslanır gönlünüzdeki sancının tarifsiz tatmini ile gülümsersiniz hayata. Bu aşk bir filmin fragmanı gibi… Bir filmi merak ediyorsanız fragmanını izlemek yeterli gelmeyeceği gibi Vedud’e götürmeyen aşkta gerçek aşığa bir süre sonra yetersiz gelecektir. Aşk sonsuzdur ve en çok sonsuz olana yakışır.
Sözün kısası aşk herkesin tutulabileceği, tutulanlarında kurtulabileceği bir şey değildir. O bu dünyadaki en yüce duygudur. En yüce olana götüren yol, seçilmişlerin yolu…
