Küçük Ayasofya Camii Terennümleri – 1
Rûh-ı izmihlâlime ararken bir çâre,
Karşımdadır Ayasofya-ı Atîk.
Küsuf çağında dilerken bir pâre,
Fevkimdedir Sıddık-ı Atik.
Simâmı okşuyordu bahçendeki asırlık çınarların dalları.
Ah Küçük Ayasofya,
Dallarından tohumlar düşsün ellerime, kök salsın avuçlarımda.
Edebali gibi bir hayal sunayım ruhuma.
Perde perde aşsın mürekkep izleri, Haliç’e varsın.
Sussun, kurnanın dibinde sıralanan nefsin pis ulakları.
Ezan ve rücû vaktidir, konuşmaları yasak olmalı.
Sadece yaprakların muhlis zikirleri işitilsin
Ve dert ile acılaşmış çay yudumları.
Âmâ gözlerimden şetâret damlaları
Ayasofya-i nâzik
Tasdik-i hakikattir bu niyâzım
İşit ya Ebu’l Âtik.
Alnımda taşıyorum âtînin ağırlığını
Ey Küçük Ayasofya
Ardımda mâzi feveranından düşen küller, bırakabilir miyim eşiğine?
İster sür duvarlarına, sarılsın bin yıllık taşlarına;
İster at avluna, dağılsın bereketli toprağına.
Dilerim cemaatine katılmayı, safında durmayı.
Seni bilmeden yürüyen ve seyredip giden gezginlerden beriyim.
Rabbine varan ve hâtıranla hemhâl olanlardan olmayı dilerim.
Heyûlâlara bulanmış ruhuma eyvah!
Hayr ikram eyle bu kula ya Nafî.
‘Hayrân-ı nefâsetindir elvâh.’
Cevelan-ı Ayasofya’da bulunmak kafi.
Muallim Naci’ye hürmetle…

Doğma büyüme Trabzonlu. İstanbul sevdalısı. Hâlihazırda İbn Haldun Üniversitesi Hukuk öğrencisi. Anadolu Mektebi talebesi. Yaşı 21. Kendini “Edebiyatperver bir Hukukçu” olarak takdim etmeyi sever. Çeşitli STK’larda vazife almış ve almaya devam etmekte. Gezmeyi çok sever. Bir derdi var, derdini “Son Yolcu” mahlasıyla ifadeye çalışmakta. Şiirler, hikayeler gibi edebi türlerde kalem oynatmakta, kendince yazmakta. Okumayı, kitaplarla haşır neşir olmayı çok sever, kendi çapında kütüphane kurmaya çalışmakta. Kendi çapında hayalleri var, hayalleri için uğraşmakta.
