Ah Ümmeti Muhammed
Sen değil miydin yeryüzünün halifesi
İnsanlık için çıkarılanların en hayırlısı
İzzet denilince akıllara gelenlerin en güzeli
Ne hallere düştün ah Ümmeti Muhammed
Bizler değil miydik yek vücut olan
Birbirlerinin dertleriyle dertlenen
İman kardeşliğiyle kalpleri pekişen
Herkes kendi derdine mi düştü ah Ümmeti Muhammed
Hangi çocuğa daha çok üzülelim
Elini, ayağını, gözünü kaybedene mi anasını, babasını kaybedene mi
Şehit olup kefenlere bürünenlere mi hayal kurmaktan vazgeçenlere mi
Asrı saadetin gülen çocukları nerede şimdi ah Ümmeti Muhammed
Bizler ümmet şuuruna muhtaçken
Kavmiyetçiliği aşılayan hainler çıktı aramızdan
Bizleri bir araya getirip toparlayacak adamlar lazımken
Irkçılığı kutsayanların eline mi düştün ah Ümmeti Muhammed
Zalimlerin yeri ayaklarımızın altıyken
Başımızın üstünde gezinir oldular
Tarihte insanlığa adalet ve barış getiren bizken
Zulüm içinde mi kaldın ah Ümmeti Muhammed
Gözyaşlarımız duyulmaz oldu
Kanlarımız önemsiz oldu
Mezarlarımız dahi kayboldu
Başsız mı kaldın sen ah Ümmeti Muhammed
Bu zulme sessiz kalmanın karşılığında
Kılınan namazlar tutulan oruçlar yeterli mi olur
Hangi amel kurtarır bu vahşete şahitliği
Cihatsız mı kaldın sen ah Ümmeti Muhammed
Bizler Rahman’ın kulları, Rasulullah Aleyhisselam’ın ümmeti
Umutsuzluğun, yenilginin yoktur bizde yeri
Dünya ebedi değil ki dertlendirsin bizi
Ahiret özleminden çok dünyayı mı arzular oldun sen ah Ümmeti Muhammed
Artık gaflet uykusundan uyanmanın, dirilişin vaktidir
Mazlumların hesabını soracak, zalimleri titretecek yiğitler nerededir
Dünyaya yön verecek, hakkı ikame edecek nesil yeşermektedir
Batılı yeniden yerle bir etmenin vakti gelmedi mi daha ah Ümmeti Muhammed

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi- Matematik Öğretmenliği bölümü mezunu
Bildiklerinin öğretmeni, bilmediklerinin öğrencisi olan; duygularını, düşüncelerini, hissiyatlarını yazıya dökmeyi seven ve faydalı olmayı arzulayan; mazlumun yanında zalimin karşısında duran; maneviyatı maddiyattan üstün tutan; kalıcı olan ahireti geçici olan dünyaya tercih eden; gülümsemeyi ve gülümsetmeyi seven; kırmaktansa kırılmayı, üzmektense üzülmeyi tercih eden; ormanın ve denizin derinliklerinde dolaşıp tefekkür etmeyi seven; güneş doğmadan önce güne başlayan; önce kendini düzeltmeye çalışan; hayalleri ve umudu büyük olan; en büyük hedefi Allah’ın rızasını kazanmak olan ve insanlardan bir karşılık beklemeyen; hakkın ikamesi, batılın izalesi için çalışan bir genç.
