Uyuyan Sınıf (1. Bölüm)
Cumhuriyet Lisesi, İzmir’in en ücra köşesinde yer alan bir okuldu. Daha yeni Anadolu Lisesi olma özelliği kazanmıştı. Bu lisenin hemen karşısında Cumhuriyet Ticaret Lisesi, hemen onun yanında da Cumhuriyet Meslek Lisesi vardı.
Cumhuriyet Anadolu Lisesi, yeni eğitim öğretim yılına başlıyordu. Her sene olduğu gibi bu sene de okulun açılış konuşmasını okulun müdür yardımcısı Duru Durak yapıyordu.
“Yeni eğitim öğretim yılımız tüm Cumhuriyet Anadolu Lisesi’ne hayırlı uğurlu olsun! Liselerin dört seneye çıkmasıyla beraber, geçen sene sınıfta kalan arkadaşlar okulumuzda toplanmıştır. İzmir’in çeşitli okullarından gelen bu arkadaşlara, okulumuz sahip çıkmıştır. Ey 10 Sosyal A sınıfı, gözümüz üstünüzde!”
Konuşma biter bitmez okulun tüm sınıfları, sınıflarına girmek için okulun iç giriş kapısından içeri girdi. 10 sosyal A sınıfı da sınıfında yerini aldı. 10 Sosyal A sınıfının ilk dersi edebiyattı. Edebiyat öğretmeni Mesut Alçal, sınıfa girdiğinde bütün sınıf edebiyat öğretmenini alkışladı. Alkışları susturan Mesut Öğretmen öğrencileriyle tanışmak istedi, sınıfın sınıf öğretmeni olduğunu belirterek.
Sınıfın şakacı çocuğu Abdullah Güneş söz alıp kendini tanıttı yaptığı espriler eşliğinde.
Öğrenciler, kendilerini tek tek tanıttığı sırada sınıfın tek kız öğrencisi olan Gülay da uykulu olarak sınıfa girdiğinde tüm sınıf onu alkışladı. Gülay, sınıfın saf çocuğu Oflaz Altın’ın yanına oturdu.
Mesut Öğretmen:
“Evet arkadaşlar, tanışma bittiğine göre sınıf başkanımızı seçebiliriz.”
Sınıfın şakacı çocuğu Abdullah ile sınıfın satıcısı Orkun aday olmuşlardı. İki aday da beş dakikalık propagandasını yaptıktan sonra açık oylamayla sınıf başkanı seçilmişti. Sınıf başkanı Abdullah oldu.
–
10 Sosyal A, ilk teneffüsüne çıkmıştı. İnsanlara ve diğer öğrencilere kötü örnek olmasın diye bu sınıfın tuvalette sigara içtiklerini söylemeyeceğiz.
İkinci ders tarihti. Tarih dersine Sibel Berivan giriyordu. O da aynı edebiyat öğretmeni Mesut Alcal gibi sınıftaki öğrencilerle tanıştı.
Sınıfın satıcısı Orkun, tarih öğretmeni Sibel Öğretmen’e “Kendime kantinden yemek alacağım” diyerek elindeki tuşlu cep telefonunu satmaya çalışıyordu. Sibel Öğretmen öğrencisine acıyarak tuşlu telefonu ondan satın aldı.
Günün ilk ders günü bitmiş, 10 sosyal A sınıfı, diğer öğrenciler gibi evlerine gitmek için okul servislerine binmişlerdi. Tarih öğretmeni Sibel de servisi ücretsiz kullanıyordu.
Okulda bir tek Cumhuriyet Anadolu Lisesi’nin bekçisi kalmıştı. Yeni eğitim öğretim yılı acısıyla, tatlısıyla ve binlerce sürprizleriyle böylelikle başlamıştı.
Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu, yazar
