Güneşe Hükmü Geçen
Dayanır mı yürek kara bir buğuda gizlenmiş acıya
Gönül katmer katmer olur da eller dilenmez mi Hakka?
Yazın arkasına sinmiş kış elbet çıkmaz mı ortaya?
Gün bildiğin saniyelerden, sual sorulmaz mı sana!
İnsana hükmü geçen, ya kraldır, ya vezir, ya da bir âlim
Ne olursa olsun insandır sonuçta!
Güneşe hükmü geçen ya İlah’tır ya İlah!
Kim ne olursa olsun kurbandır yoluna…
Hiç döner mi huşuyla dile gelen kalp
Beden hayır diyemez ruhun dilediğine
Söylenenler anlamsız, yapılanlar faydasız o an
Zillet bilindiğin dünyadan ayrılma vaktindir artık!
1996 yılında Gaziantep’in Şehitkâmil ilçesinde doğdum. Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ile beraber Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünden mezun olduktan sonra Sosyoloji eğitimime başladım. Psikoloji, felsefe araştırmalarıyla beraber sürekli farklı ülkelerden, farklı görüşlerden insanlarla tanışıp bu bilimlerin gerçek hayattaki yansımasını arayarak geçirdim. Birçok dernek ve kuruluşlarda editörlük, sosyal medya uzmanlığı, iletişim ve tanıtım alanlarında görev yaptım. Şu an Ankara’da devlet memuru olarak çalışmaktayım.
