Tekerrür
Kayboldum sanki, minberde ismim okunuyor. Herkes şaşkınlıkla etrafa bakıyor.
Kayboldum diyorum. Araçlar hızlanıyor. Kuşkusuz her şey beni arıyor sanıyorum.
Dönüp bir bakıyorum otobüste kimsecikler kalmamış, tek yolcu benim.
Çiçeklerim bahçemde kurumuş. Yetişmem lazım, diyorum; şoför otobüsü terk etmiş.
Oysa bu otobüs, bu şehre itiş kalkış, kalabalıkla gelmişti
Dışarıda kalan bile vardı.
Yer verdiklerim yer vermediklerimden önce kaybolmuş.
Ritim tutturmam gerek. Etraftaki manzaram tamamen dağlarla çevrili…
Zaman biçilmiş ömrüme
Gözlerimde tek bir parıltı var
Yol gözlüyorum…
Arkamda bıraktıklarım yolumu gözlerken
yolunu gizlediklerim arkasına bile bakmadan tartıda ağırlaşmışlar.
Köşe başında bir tatlıcı bekliyor. Tatlı alsam yarınım kalacak. Değmez, ne de olsa viran olmuş geçirdiğim günlerin hatırı var.
Çocukluğunda gençliğinin baharını kışa çevirmek için koşturanlar var görüyorum.
Tersine döndük bu akşam da. Ocak tütmez, çay demlenmez oldu
Eskimiş yıllar, bir bakıyorum ki tarih atılarak yenileniyor.
Sokak araları her adımda aralanıyor. Müzikler ritimsiz geliyor kulağa,
bir anda bütün dikkati telaşlı adımlar üstüne topluyor. Bir film karesinin en hüzünlü yeri o adımda şiddetleniyor.
Artık biliniyor ki ne adım atılacak ne yol beklenecek ne de takvimde hayaller tazelenecek.
Güzel bir zamanın kopukluğunu yaşıyorken şimdilerde.

İlahiyatçı
Benim için, haksız davaların haklı tarafıdır yazmak. Yazılarımda insanların mesken edineceği duyguları dile getirmeyi başarmışsam, o yazılan satırlar veya dizeler benim için olmuş demektir.
Maddiyatın maneviyata yolculuğunun geçişini tecrübelerle sabitleyen, susmak ve izlemek yerine konuşmayı tercih eden genç bir ilahiyatçıyım.
