Dünya Dedikleri
Dünyanın geçici bir yer olduğuna inanlardanım… Fakat öyle zaman oluyor ki kendimi farkına dahi varamayacağım şekilde dünyevi işlere kaptırıyorum. Ta ki kalbim “Dur” diyene kadar…
Sonra durup düşünüyorum, dünya mı bizi zorla bu telaşın muhtevasına sokuyor yoksa biz mi bu kadar mana yüklüyoruz?
Bütün cürmü dünyaya yüklememek lazım. Dünya vazifesini yapıyor… Dar-ı dünyanın mesleği “misafirperverlik”tir. Yeryüzüne gelen herkesi, canlı-cansız ayrımı yapmadan ağırlıyor. Kimini acı kimini tatlı karşılıyor… Bize düşen ne biliyor musunuz? Dünyanın “yalan dünya” olduğunun şuurunda olup gülüşüne kanmamak…
Yıllar önce bir söz duymuştum, Hz. Mevlâna’ya ait olan şu ihtara gelin hep beraber kulak verelim: “Aklını başına al da fâni olan bu dünya zindanında kimseden vefa arama! Bu dünyanın vefası bile vefasızdır.”. Söz güzel sözü söyleyen daha güzel…
Beklentiye girmeyen ne üzülür ne üzer şu hayatta…
Cahit Zarifoğlu “Bu fâni âlem için beklentiye giren kalbime de kırgınım.” diyerek çok manidar bir söz söylüyor bizlere…
Dünyayı tanımamız için bir kılavuza ihtiyacımız var, onu da bu diyardan gelip geçmiş insanlardan almalıyız…
Bir gün dünyanın bizim için yaptığı misafirperverlik bitecek. Biz de yolumuza devam edeceğiz. Ya yarın ya da yarından da yakın…
Şimdi, Neşet Ertaş’ın “yalan dünya” eserini yorumladığı müziği açın ve dinleyin ama kalbinizle…
“Hep sen mi ağladın, hep sen mi yandın? Ben de gülemedim, yalan dünyada. Sen beni gönlümce mutlu mu sandın? Ömrümü boş yere çalan dünyada…”

24 yaşındayım Arapça tercümanlık dersleri alıyorum. Bir yandan da yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Müzik kulağım iyidir, bir zaman makam dersleri verdiğim oldu. Öğrenmeyi ve öğretmeyi seven bir yapım var. Farklı alanlarda derslere katılıp yeni şeyler öğrenmek bana terapi gibi geliyor. Kendine yatırım yapanlardanım. Sosyal biriyim, hayatı yaşamayı seviyorum.

Ben de dünyanın geçici olduğuna inananlardanım , yine kelimeleriniz şıklığıyla meydanda Sema Hanım 🥰
Teşekkür ederim