Ebeveynlerin Düşman Olmayan Düşmanı
5 yaşından beri video oyunu oynayan biri olarak, daha doğrusu oynamaya çalışan biri olarak, video oyunlarına bir hayranlığım var. Bundan mütevellittir ki ailem bana ne bir bilgisayar aldı ne de bir oyun konsolu. Tabii bunda gözlerimin de bozuk olmasının sebebi var. Bu durumu sadece ben yaşıyorum zannediyordum. Sonra etrafıma baktığımda gerçekten de ben yaşıyormuşum. Yaşıtlarımın bilgisayarları, konsolları varken benim hiçbir şeyim yoktu. Herhalde paramız yok diye düşündüm ama varmış, annemler beni kandırmış. Tabii zaman geçti ben büyüdüm, aile yapıları değişti, “modern aile” kavramı gelişti vs. Bencde merak edip kendi anne ve babamın ve yaşıtlarımın anne babalarının haline baktım. Acaba zamanla fikirleri değişmiş midir diye? Belki babam pişman olup “Haklısın oğlum, sana keşke o zaman bir bilgisayar alsaydım.” demesini bekledim. Demedi. Diğer anne babalar ise almışlar ama pişman gibilerdi. Ve en önemlisi, oyunlardan gına gelmiş gibilerdi. Bu da benim kafamda şimşekler çakmasına sebep oldu. Acaba bu insanlar oyunları kötü bir etken olarak mı görüyorlar?
Biraz inceleme, biraz da kendi aile yaşantımıza uygun seçtiğim arkadaşlarımın ailesine baktığım zaman şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki: Evet, oyunları kötü bir etken olarak görüyorlar. Öncelikle bunun sebebini araştırdım, neden kötü bir etken olarak gördüklerine dair. Sonra sorular sordum. Aldığım cevaplar aynıydı: Derslerinden alıkoymak. Anne babalar video oyunlarını çocuklarının zamanını çalan, onların psikolojilerini bozan, beyin yıkama aracı olarak görüyorlardı. Özellikle “… Balina” oyunundan dolayı iyice video oyunlarına karşı bir duvar örmüşlerdi. Halbuki bazı video oyunları zararlı değil. Örneğin Windows 7 oyunları, Minecraft, Need for Speed. Bunlar sadece aklıma gelenler yoksa bir ton çocuklara uygun oyun var. Ki ayrıca anne babalar çocuğa tableti, telefonu yani oyun oynayacağı cihazı eline veriyorlar, sonra arkasına bile bakmıyorlar. Bu çocuk hangi oyunları oynuyor, hangi oyunun videolarını izliyor bilmiyorlar. Sonra çocuğa zararlı diye hemen hüküm veriyorlar. Ders konusuna gelince de bu çocuklara küçük yaşta ders çalıştırmanın bir anlamı yok. Çocuk bu daha, illaki oyun oynamak isteyecek. Anne babalar bunu nedense zorunlu olarak görüyorlar. Ama bu onların suçu değil. Onlar çocukken çalıştırılmaya veya oyun oynattırılmadıkları için oyun oynamak ne demek, eğlenmek ne demek bilmiyorlar. Bu anne babaları böyle bir zihniyete sokanların suçu. Anne babalar da doğal olarak çocuklarının bir meslek sahibi olmasını istiyorlar ve bu sebeple çocuklarına video oyunlarını yasaklıyorlar. Ama aydın bir şekilde düşünüp “Bu çocuğa bilgisayar alayım, belki ilerde bu işi yapar para kazanır.” demek de onların düşünce yapısı. İnsan değiller mi? Sorgulayabilirler.
Demem o ki video oyunlarının anne babalarda oluşturduğu korku veya düşmanlık buradan geliyor diyebiliriz. Video oyunları sanıldığı gibi de kötü değil. Eğer rekabetçi oyunlar oynuyorsanız (CS, Valorant, LOL vb.) reflekslerinizin gelişmesinde yardımcı oluyor. Strateji oyunları oynuyorsanız (FM, HOI, AOE vb.) strateji geliştirmenize yardımcı olur. Video oyunları daha say say bitmeyecek özellik barındırıyor. Unutmayın hayat da bir hayatta kalma oyunudur ve satranç da bir oyundur.
Yazılım Mühendisi
