Girîve
Ezbere bilinen yolların çıkmazında bulunmak nasıl bir hisse, anlamını yitirmiş hislerin kârlarını gütmemek o denli mantıklı ve atılgan ruhların işidir. Çetrefilli kader çizgisine savaş çanları çalmaya başladığında beyaz bayrak sallayanlar sonucu az hasarlı tamamlarlar. Bazen teslim olma hiç zaviye vermeden gerçekleşir. Bazen de savaş kaçınılmaz bir hâl alır. Oysa savaşmak mecburiyete dönmeden, barış imzalama şansı bütün yolları denemeden görülmeyecektir. İnsan ne ile yaşamaktan çok ne ile savaşırken kaybedecektir ya da kazanacaktır; çetrefilli kaderinde yatan mihenk taşlarını görme umuduyla.
Her yaşam insan için başka bir yaşamın tahatturudur. Tahatturlar çoğaldıkça ya beyaz bayraklar çoğalacaktır ya da kimsesizler mezarlığı ziyaretsiz kalacaktır.
Zafiyet zafiyeti oluşturur bir bakıma.
Beyaz bayrakların yerini mihenk taşları belirlemeye başlayınca insan ne ile savaştığını anlar. Her cepheden kendini terk eden nicesini görürken.
Savaş içinde savaş vermek bu olsa gerek. Dayanışması olmayan ve güvenin yitirildiği noktalarda bir koruyucu bekler. Kimi için bu koruyucu ya bir duadır ya bir zekâ ya da bir iyiliktir.
Ölümüne terketmeyecek olan koruyucu görevini her ne şartta olursa olsun tamamlayarak bulacaktır kendini. Güven inşası zor olan kaybetmesi kolay gözükse de içten içe zamanla eriyen duygudan çıkara dönüşmüş olsa da tarihin binlerce yılında bu yıla farklı olarak anlam yazdırsa da kendini hep şimal rüzgarlarının güzide mekanına saklayacaktır. Taktik ezberlenir, bayraklar dalgalanır ama güven asla yerini başka bir duyguyla telafi ettirmez. Kaybedilse bile cenkler, güven tazelenir yeniden. Vurdumduymazlaşan çağın akıl bekçileri ve kalp bekçileri meydan savaşı verirken bütün olması gerektiğini sadece kitaplara kaydediyoruz. Hayatı iki kısıma hapseden kilit noktası savaşın bir savaş değil stratejik olduğunu bir kez daha gösteriyor tecrübe ettirerek…
Her tecrübenin kuytusunda dinlenmek hatasız hayatların, hissiz dünyalarında yaşatırken kazanmayı öğretir.
Susmayı yol olarak belirlediği anda.

İlahiyatçı
Benim için, haksız davaların haklı tarafıdır yazmak. Yazılarımda insanların mesken edineceği duyguları dile getirmeyi başarmışsam, o yazılan satırlar veya dizeler benim için olmuş demektir.
Maddiyatın maneviyata yolculuğunun geçişini tecrübelerle sabitleyen, susmak ve izlemek yerine konuşmayı tercih eden genç bir ilahiyatçıyım.
