Haykırsam Sesimi Duyar Mıyım?
Bir şey olur, bir olay olur, bir yaprak düşer, bir bebek doğar, bir bebek ölür… Öznesi olduğuna inandığın hayatın birdenbire nesnesi oluverirsin. Ölüme, doğuma şahit olmak, olayların senin kontrolün dışında gerçekleşmesi, bir yaprağın senden habersiz süzülerek düşmesi her seferinde buraya ait olmadığını olayların senin kontrolün dışında gerçekleştiğini gösterir. Bu durum insani ilişkilerde de böyledir. Orada da kontrol sende değildir (Her ne kadar modern dünya aksini iddia etse de). Bir şey yaşarsın ve dersin ki o an şunu şunu söyleseydim tam tersi olabilirdi diye. Ardından kuruntulara kapılabilirsin. Halbuki unutulan şey her zaman eksik olan söylemediklerimiz değildir. Bazen öyle olması gerekir ve olur. Önüne geçilmez. O yüzden kabullenmek bir nevi ilaçtır ya. Neyi mi? Kabullenilmesi gereken her şeyi… Bazen de ne olursa olsun yani karşı tarafın ne tepki vereceğinden bağımsız bir şekilde sadece sorunu ifade etmek insanın şifasıdır. Karşı taraf anlasın veya anlamasın mühim olan nokta ifade edip konuşmaktır. İşte bu kararı verdikten sonra ikinci bir handikap insanın önüne çıkar. Karşı tarafın verdiği tepkinin bize yani söylediklerimize bağımlı olduğuna inanmamızdır. Yani başını yastığa koyduğunda böyle deseydim şöyle olurdu tarzındaki cümlelerle zihnimizi meşgul etmektir. Bu takdirde yine amacımıza ulaşmamış oluruz. Unutmamak gerekiyor: Bize düşen sadece ifade etmek. Gerisi bizim kontrolümüzde değil. Dolayısıyla karşı tarafın söylediklerini düşünüp durmak beyhude bir çabadan ibaret diyebiliriz. Öyleyse kendimizi bu alanda yetiştirmemiz yine kendi ruh sağlığımız açısından önem arz ediyor. Nasıl önemli olmasın ki? Söyleyemediğimiz her kelime ruhumuzun derin kuytularına saklanıp hiç olmadık yerde hiç olmadık bir biçimde isyan bayraklarını sallamıyor mu? Sonra düşülen konum “Sakin ol! Niye bu kadar alıngansın? Gerçekten abarttığının farkında mısın?” vb. tepkilerle karşılaşmak nihai sonuç ne yazık ki. Haklıyken haksız duruma düşmenin bir diğer adıdır o patlak verilmiş tepki. Hatta kimi zaman alınan tepkilerden birisi de “Sen hala orada mısın?”dır. İşte o cümleyi duyduğumuz anda neden daha önce ilk incindiğimde söylemedim ki serzenişleri peşini takip eder. İşte o yüzden diyoruz ya incindiğinde konuş paramparça olduğunda değil…
