İnsanî İlişkilerde İlahî Ölçü
Yazar, Muhammed Emin Yıldırım hocamız, ömrünün çoğunluğunu ilimle uğraşarak geçirmektedir. Birçok eser kaleme almıştır. Yazdığı eserlerden bir tanesi olan İnsanî İlişkilerde İlahî Ölçü adlı kitap hakkında duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istedim.
Eser altı bölümden oluşmaktadır ve içerisinde insanın kendisiyle ilişkisi, insan-Allah ilişkisi, insan-eşya (evren) ilişkisi, insanın insanla ilişkisi gibi konular ele alınmıştır.
Bu eseri okuduktan sonra, muhataplarıma karşı peşin hükümlü olmamam gerektiğini öğrendim. Muhatabımı tanımanın en iyi yolunun aslında kendimi en iyi şekilde tanımaktan geçtiğini görmüş oldum. Çünkü Peygamberimiz (sav) “Kendini bilen rabbini bilir.” buyuruyor. Rabbini bilen de zaten haddini bilmiş olur.
İnsanlara karşı hassas olmanın benden bir şey eksiltmeyeceğini, beni daha değerli kılacağını öğrendim. Eserde beni etkileyen en mühim şey “üslûp”tu. Çünkü bir bilgiyi kaleme almak kolaydır, elzem ve çetin olan yazarken dahi yüreklere hitap edebilmektir. Ben bu eseri zoru başaran bir eser olarak görüyorum, baştan sona sineye hitap ediyor diyebilirim.
Yazar, kaleme aldığı eserde bildiğimizi zannettiğimiz konuları, bilgisi ve ilmiyle okurlarının ufkunu genişleterek aktarmayı başarıyor diyebilirim. Muhataplarımıza karşı jestimizden tutun, mimiğimize ve empatiden sempati duymamıza kadar, Müslümanca bir tavır nasıl sergilenir, bize beyan ediyor.
Bu eseri okurken hem eseflendiğim hem de mesrûr olduğum yerler oldu. Hüzünlenmemin sebebi ise, eksiklerimin ve hatalarımın ne denli olduğunu gördüm. Muhataplarıma karşı yanlış bir metot izlediğimi fark ettim. Hâl böyle olunca, yani usûl ve metot yanlış olunca, insanî ilişkilerimde sıkıntıların devreye girmesinin kaçınılmaz olduğunu gözlemledim. Fakat bunun bana avantajları da oldu. Evet, eksiklerim çoktu belki ama bunun için ne yapabilirim arayışında olmamın da mutluğunu yaşadım.
Eser, okuru harekete geçiriyor…
Yazar Muhammed Emin hocamız eserinde “okumak”la ilgili bir vurgu yapmaktadır. Benim de fazlasıyla beğendiğim bu kısımla ilgili de duygu ve düşüncelerimi aktarmak istiyorum.
Rabbimizin ilk emri “Oku”dur fakat biz bunu yalnızca yazılanı okumak olarak sınırlandırabiliyoruz fakat tam anlamıyla o şekilde değil. Bir örnek vermek gerekirse, ilkokul birinci sınıftayken daha okumayı tam sökmemişken öğretmenimiz önümüze bir kâğıt verip “Aşağıdaki resmi okuyunuz.” derdi. Demek resim okunabiliyor, o zaman kâinatta okunur, kendi iç dünyamız, gerçi okumasını bilene insan bile başlı başına bir kitap, bir âlem aslında…
Bu eseri gönül rahatlığıyla tüm kitap severlere tavsiye ediyorum çünkü yazar, çağımızın hastalığı diyebileceğimiz insanî ilişkilerdeki zayıflığımızın reçetesini Kur’ân ve sünnet ışığında bizlere sunuyor.
Kitapla kalın!

24 yaşındayım Arapça tercümanlık dersleri alıyorum. Bir yandan da yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Müzik kulağım iyidir, bir zaman makam dersleri verdiğim oldu. Öğrenmeyi ve öğretmeyi seven bir yapım var. Farklı alanlarda derslere katılıp yeni şeyler öğrenmek bana terapi gibi geliyor. Kendine yatırım yapanlardanım. Sosyal biriyim, hayatı yaşamayı seviyorum.

Tavsiye ettiğiniz kitabı okudum ve çokça feyiz aldım, yazınız ve tavsiyeniz için çok teşekkür ederim Sema Hanım. 🌷