Toprak Üstü Bahaneler
“Değerini bilmek” eylemini, cansız bedenlerin soğuk teninde hissetmeye kadar ertelemekten ne zaman vazgeçeceğiz?
İnsanoğlu neden ertelemekte bu kadar ısrarcı?
Erteleye erteleye kaybettiğimiz vakitleri nasıl geri alacağız; neyle başaracağız?
Ertelenen bir sarılmayı ya bir daha yapamayacaksak? Bir gün özür dilemek için geç kalacaksak, göz yaşlarımız yeterli olacak mı?
Sorumluluklarımız neden toprağın altındaki pişmanlıklarımıza dönüşsün?
Zaman geriye akmaz, anı yaşayarak bir yere varılmaz ve bu sorular gün gelir cevabı bulunmaz.
İşte şimdi hiç geç değil. Ayağa kalkmanın tam zamanı. Sarılacak dostlarımız, dilenecek özürlerimiz var.
Bizi bekleyenler var, önümüzdeki zamanda. Onları geçmiş zamana itelemenin pişmanlığını yaşayacak kadar güçlü değiliz hiçbirimiz.
Tam da şimdi ayağa kalk.
Yaşama sığdıracak ne çok anı var!

1 Ocak 2001 Pazartesi dünyaya gelmiş, merhabalaşmış, beğenmemiş, mecburen yaşamaya karar vermiş. Şimdilerde 20’li yaşlarında fakat arka planda “Sanma ki yaşıyorum, sanma ki çok mutluyum…” çalarken sayfalarca yazılar yazıyor, kendini anlatamadıkça daha da sessizleşip, daha da çok yazıyor. Adli olaylara hep ilgi duyar, edebiyat da onun peşinden gider, tarihi de çok çok sever. Hayatında en çok değer verdiği insan babası, ama babası kadar değer verdiği birileri de vardır. Babası onun en büyük şansıymış zaten onun dışında hiç şansının bulunmadığını düşünür. Altıncı hissi her zaman çok kuvvetlidir. En sevdiği şiir “Her Şey Sende Gizli”, en sevdiği kitap “Küçük Prens” ve kendini anlatan şarkı da “Birçok Kez Öldüğümü Biliyorum”dur.
Üsküdar Üniversitesi – Otopsi Yardımcılığı Mezunu

Güzel yazınla kalbimize dokundun, ellerine sağlık dostum❤️🙏🏻
👉🏻👈🏻
çok güzel anlatmışsın ellerine sağlık kız kardeşim 🙂
Anı yaşamak yaşadığın kişinin kalitesine göre değişir benim anı kaydettiğim dakikalar saniyeler resimler var 🙂
👏👏👏Böyle genç ve yetenekli gençlerimizle gurur duyuyorum Allah yolunu açık etsin. Kalemine, yüreğine sağlık
Eline yüreğine sağlık, devamını bekliyoruz