Kum Taneleri
Seçeneği yokken herkes sadıktır.
Biz potansiyelli ve güçlü bireyleriz. O potansiyelimiz evrende şu şekildedir: Diyelim ki bu potansiyel, deniz kıyısında bir kum tanesi. Denizin her gelişini bir dert, sorun veya imtihan olarak düşünün. O kum tanesi denize karıştığında kendince potansiyeline mi ulaşmış olacak? Yoksa bu kum tanesi, deniz sayesinde kendi yolunu mu bulacak? Dünyada sayısız kum tanesi var ve bunun büyük bir kısmı potansiyelini gerçekleştiremiyor. Kimi kum taneleri, kendi potansiyellerini bilmez; denizin verdiği dertleri ve imtihanları ders olarak görmeyen, hayata büyük bir cehaletle bakan ve asla yolundan şaşmayan kum taneleri.
Bu kum taneleri, rüzgârın geldiği ilk anda sadık oldukları yerden bir anda uçup gidecekler. Bazı kum taneleri de seçenekleri varken bile oldukları yere sadık kalır ve potansiyellerini gerçekleştirmeye adanmışlardır. Unutmayın, seçenekler hayallerinizi yıkamaz. Sadece çabalamak ve emek sarf etmek gerekir.
O potansiyelimiz gerçekleşmemiş olsa dahi bir gün yaşadıklarımız ölümle yüz yüze gelecek. Yıllar boyunca biriktirdiğimiz tüm anılar, tüm dostluklar, oluşan ilk seçenekte kaderin ellerine bırakılır. Bilinen gerçek şu ki ölüm kaçınılmazdır. Ama belki de asıl sorun ölüm değil, zamanı yaşarken unutmamızdır. Zaman, gülüşlerde saklı kalır; biz ise o anları geri çağırmayı unutuyoruz. Böylece, sahip olduklarımızı kaybettikten sonra kıymetlerini anlarız.
Bir gün öleceğiz. Tanrı, size hayatınız boyunca kaçırdığınız potansiyelinizi gösterecek. Siz de bakacaksınız ve göreceksiniz ki: “Sayın X, ünlü bir beyin cerrahı, sayısız başarıya imza atmış, rekorlar kırmış…” Bunları gördükten sonra diyeceksiniz ki: “Bu ben değilim.” O zaman Tanrı size şöyle diyecek: “Bu, senin olman gereken kişiydi.” Böyle bir şey olursa hiç düşündünüz mü, nasıl hissedersiniz? Kalbin tam ortasından kurşun geçmiş gibi bir acı hissedeceksiniz. Yanınızdan hiç ayırmadığınız ama size sürekli zarar veren kum taneleri; o gün geldiğinde, seçenek karşılarına çıktığında, işte o zaman sadık olmak ne demek öğreneceksiniz.
Bunu bilerek bugünden itibaren kendi potansiyelinizi keşfetmeye ve doğru yolda ilerlemeye karar verin. Zamanınızın ne kadar kıymetli olduğunu anlamak, her anı dolu dolu yaşamak ve seçimlerinizin sorumluluğunu taşımak; yalnızca size değil, çevrenizdekilere de değer katar. Kendi yolunuzu çizmek, kimseye benzememek, sadece olmanız gereken kişi olmak için adım atın. Çünkü, bir gün Tanrı’nın göstereceği o potansiyeli görmek yerine, o potansiyeli yaşadığınızı görmek daha değerli olacaktır.
Sizin için en hayırlı olana.
