Mürver
Yaşamayı en güzel anda kaybolduğunda anlarsın.
Bazen imrenilen bir hayatın penceresinden seslenirsin o günlere.
Oysa yaşarken kaybolduğunda o an kulislerdeki sahne öncesi heyecandır.
Bazen de nasıl olduğunu anlamadan seslenir insan pencereden.
Tıpkı hayata yuva yapan bir kuş kadar kanat çırpıp, gökyüzünde süzülerek sessizce gözden kaybolduğunda kalbe gelen bir his kadar narin …
Bu sesleniş yankılandığında tüm dünyayı değiştirecek bir umudun çığlığı kalbe baskı kurarken kimi kulağın işittiği ses saçları ağırtan, tüyleri ürperten cinsten bedende yankılanır
Bu sesleri işiten kulaklar değil kalptir aslında.
Demiri eritecek, kimi zaman da zahmet içinde zerafeti ulaşılmaz kılacak, paslanmış demir tarihi geçmiş ilaçlarla derman bulacaktır. Kalp bir işitme ritmidir, ömrü sarmalayan onca sözlerin içinde vakti kendi içinde paye paye eline geçirmiş sarmaşık. Bu sarmaşık mürver misali açınca solmasını istemeyeceği ruhun noktasında durmuştur.
Kalp mi kulakların ve dudakların rehberi olmuştur yoksa kulaklar mi dudakların söylediği sözlere aşinalaşmıştır. Bu soruların penceresi ne istemiştir insandan?.. Bu soruların cevabını yaşamak için yeniden keşifler yapmak gerekecektir.
Bu keşif yedi derecelik nefsin demir gibi erimesine dair zırh yapma sanatını öğretmektir.
Ne zaman demir erirse zırh yapılabilir, hangi pencere gökyüzüne açılırsa açılsın erimeyen bir nefsin bir demir yığını olduğu yankılanır, zırhın ise bir keşfin erittiği nefsani ruh yolcuğu olduğu aşikâr olarak gözler önüne serilir?.. Bu yankılanan sesin sebebinde saklı olan, hayatın tadının emek ve çaba da gizlenmiş olmasıdır. Yaşamak yedi nefisten geçip de sekizinci işleyen zırhı giymekte saklıdır.
Bir İsmet Özel dizesinin de bıraktığı iz misalidir tüm anlatılar:
“Ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
Kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım…”

İlahiyatçı
Benim için, haksız davaların haklı tarafıdır yazmak. Yazılarımda insanların mesken edineceği duyguları dile getirmeyi başarmışsam, o yazılan satırlar veya dizeler benim için olmuş demektir.
Maddiyatın maneviyata yolculuğunun geçişini tecrübelerle sabitleyen, susmak ve izlemek yerine konuşmayı tercih eden genç bir ilahiyatçıyım.

“Kaleminizi besleyen derinlik ve içtenlik” Bu yazı, okuyanları düşünmeye ve hissetmeye davet ediyor. Cok begendım bu tür güzel yazıların devamını umuyorum
Çok anlamlıydı yazdığınız için teşekkürler bu ülkenin sizin gibi insanlara ihtiyacı var🥰🧿