Şeyhim Beni Galata’ya Işınla
Nehirden denize özgür
Karpuz kabuğundan gemilerim var benim
Senin denizlerinde yüzmeye hazır
Özgür ve güzelsin
Kırmızı siyah ve yeşil
Bütün uçurtmalar senin için
Ve balonlar yükseliyor senin için
Cennet kokulu güvercin
Zeytin dallarını kıranlar inadına
Saçılıyor tane tane tohumu zeytinin
Gezdiğin gördüğün her sokağın dönemecinde
Tılsımlı kelimelerim var sana ey kubbesi altın sarısı sevdiğim
Nehirler dolusu bereket getir bize
Şimdi hudutsuz coğrafyalardan doğan güneşler
Senin nurunla yansıtıyor ışıklarını
Adını söylemek yasak
Heybetinde gizleniyor kahramanların simaları
Ama sen ismi sansürlenen bir mucizesin bize
Hece hece yazılı bir direniş gibi
Yaşamak gibi
Yaşatmak gibi
Dirilmek yani yeniden
Uyanık kalıyor gecenin aydınlattığı evler
Ve şifa dağıtan eller
Çünkü şifalı sözler getirdim sana
Direniş bu ya
Burada kalacağız
Akşamdan sabaha
Ve bahara kadar
Afaktan enfüse
Ve özgürlüğe kadar
Burada kalacak ve yeniden doğacak güneş
Tıpkı suya çarpan yansımaların ışıması gibi
Durgun sular ve kabaran gök kubbenin bize anlattığı bir şeyler var
