21 Şubat 2025

Sonsuz Dönüş

Yazar: Ahmet KAÇUK

Bazı insanlar vardır, sessizce yaşarlar.
Gökyüzü ne kadar fırtınalı olursa olsun, sığınaklarını içlerinde taşırlar.
Bağırmazlar, dövünmezler, kimseye ağıt yakmazlar.
Ama bir gün yok olduklarında, geriye derin bir boşluk kalır.

Bazı insanlar da vardır, her yere iz bırakmak için yaşarlar.
Adları anılmalı, yüzleri bilinmeli, sesleri yankılanmalıdır.
Onlar için önemli olan var olmak değil, görünür olmaktır.
Ve farkına bile varmadan en çok da kendilerini kaybederler.

Dünya ikiye ayrılmıştır:
Bir yanı sessizliğin bilgeliğiyle, diğer yanı gürültünün sahte görkemiyle doludur.
Kimileri, tıpkı bir tohum gibi toprağın altında sabırla bekler,
Kimileri ise solmadan önce en parlak renkte açan çiçekler gibi hızla yanar.

Ama bir gerçek var ki: Zaman herkesi sınar.
Geriye kim kalır?
Toz olup savrulan mı yoksa toprağın altında kök salan mı?

Kimse ilk anda anlamaz nerede durduğunu.
Çünkü insan kendi adımlarının yankısını duymaz,
Yalnızca dünyaya çarpan gölgesini izler.
Kimi gölgesinin peşine düşer, kendi ışığını unutur.
Kimi de ışığa dokunmaya çalışırken gölgesini büyütür.

Ve sonunda herkes bir seçim yapar:
Parlak olup çabucak tükenmek mi
Yoksa derinlerde güçlenip zamanı gelince yükselmek mi?

Bazıları rüzgâr gibi eser geçer, isimleri unutulur.
Bazıları toprak gibi kalır, sessizdir ama değişmez.
Ama en ilginç olanlar, ateş gibi yanıp sonra küllerinden doğanlardır.

Onları tanırsın çünkü sesleri suskunluklarından daha gürdür.
Ve bıraktıkları izler, gözle görülmez ama hissedilir.
Onlar düştüğünde, yeryüzü sarsılmaz belki
Ama bir gün fark edilir ki toprağın en derinlerine kök salmışlardır.

Zaman bir nehir gibi akar ve her akışında bizleri alır;
Bazılarını su, bazılarını taş yapar.
Kimse bilemez ne olacağını, sadece hayatta kalmak için çırpınır.
Herkes bir parça karanlık taşır içinde; bazıları onu saklar, bazıları ise serbest bırakır.
Ve bir gün bir bakarsın, hayatı hep ardında bırakmak istersin.
Fakat o hayat; seni sürekli takip eder, peşinden gelir.
Bazen de susmak en doğru sözdür ama susmak, bir yük haline gelir.
Ve o yük, zamanla insanın ruhunu daraltır, seni her adımda başka bir yerlere çeker.

İşte o an fark edersin ki yaşadıkların seni şekillendirmiştir;
Her adım, her karar, her gözyaşı, seni daha güçlü kılmıştır.
Ama bu gücü taşıyan herkes, bazen bir duraklama anı arar.
Bir nefes almayı, bir süreliğine kaybolmayı.
O zaman, belki de o kayboluşun içinde, en derin bilgelik saklıdır.
İçindeki sessizliğin içinde bir dünya kurarsın
Ve sadece senin anlayabileceğin dillerle konuşursun,
Herkesin de anlaması gerekmez.
Bazen tek bir kelime, bir ömrün anlamını verir.
Zaman ilerler, insanlar geçer ama o kelimenin yankısı kalır.
Ve seni takip eder, bir gölge gibi, sonsuza dek.