Taş Koleksiyonu
⁃ Yerde ne arıyorsunuz, bir şey mi kaybettiniz çocuklar?
+ Yok abla taş topluyoruz.
⁃ Niye ne yapacaksınız?
+ Koleksiyon yapıyoruz.
Sokakta denk geldiğim 9-10 yaşlarındaki iki çocukla aramda geçen bu minik diyalog beni neden mi mutlu etti? Çünkü teknoloji ilerledikçe çocukların sıradan şeylerle uğraşma oranı hemen hemen kaybedilmiş durumda. (Sıradan derken ufak şeylerle mutlu olabilmeyi kastediyorum)
Mesela, çocukların şu eğri büğrü taşları alıp bunlardan bir koleksiyon kurmayı hayal etmek yerine, tv başında zihinlerine üfürülen yalan yanlış bilgileri öğrenmeleri yahut telefon ve tabletle “özgürce” yaşamaları, hayal kurmalarına engel olan oyunlarla mesgul olmaları günümüzün büyük bir problemi. Aman sen de ne büyüttün, alt tarafı taş toplamışlar diyeceksiniz eminim.
Büyütürüm efendim, çocuklarımızın hayalleri avuçlarının arasına sığacak kadar küçük görünüyor olsa da kalplerinde dünyalar kadar büyük olduğunun farkındayım.
Hem o gözlerdeki masumiyet, heyecan ve pırıltı bence her çocuğun sahip olamayacağı büyüklükte bir gelecek vadediyor. Güzel bir gelecek için aklı, kalbi, ruhu ile selim; ilim sahibi, maddi şeylerle donanırken maneviyatını da zenginleştirebilen nesiller yetiştirebilmeyi Rabbim tüm ebeveynlere nasip etsin.

36 yaşındayım. Evliyim ve Allah bağışlarsa bir çocuk annesiyim. Sakarya Üniversitesi Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalından 2019 yılında mezun olurken eğitim hayatında jübilesini yapan fakat öğrenmekten asla vazgeçmeyen bir öğrenme aşığıyım. Yazma eylemine 15 yaşlarında başlamış hayat yolculuğumda okuma, yazma ve gezmenin bir bütün olduğunda nasıl faydalı bir işlevi olduğunu görmüş biriyim. Türkiye’nin yarısından fazlasını gezip görmüş bir arkadaşımın deyimiyle Gezen Semaver’im. (Dadaş olduğumu söylemeyi unutmuşum) Bu kadar. Beni tanıdığınıza umarım memnun olursunuz.
