Yaşama Sanatı
Zor olan kalmak, mücadele etmek, dahası ben varım! Buradayım demek. Bu cesareti, yani yaşama cesaretini gösterebilmek. Yeniden buradayım demek ve kaybolan ruhumu bulabilmek için en sevdiğim şeyi yapmaya karar verdim, yazmaya. Hayatımı, tecrübelerimi, rollerimi, sevdiğim ve sevmediğim şeyleri. Hüzünlerimi, mutluluklarımı… Bazen çocuksu, bazen kadınsı, bazen ann,e bazen dost, bazen evlat gibi yazmak için buradayım. Varlığımı kabul ediyorum. Beni her an yeniden yaratan ve yaşatan Rabbime şükran doluyum. Yazmanın verdiği keyfi, olgunluğu kimi zaman ızdırabı yaşamak için buradayım. Yıllarca yazdım ben, çoğunu yırtıp attım ve fakat o yazma halleri şifa oldu yaralı ruhuma. Döktüm, dağıldım, ağladım, güldüm… Anılarımı yazdım. Şimdi dönüp bakıyorum bazen ilham alıyor bazen iç geçiriyor bazen çok özlüyor fakat en çok en çokta mutlu oluyorum. Yaşadığım, iyisiyle kötüsüyle beni şu an ki olgunluğa eriştiren her halime şükran doluyum.
Yaşayabilmek için bir gaye, bir hedef, bir ufuk çizgisi gerekiyor. Ben zaman zaman yolumu, yönümü kaybediyorum. Üzülüyorum. Zira kıymetini bilip değerlendiremediğim her saniye için hesap vereceğim ve hiç geçerli bir mazeretim olmayacak. Yazarak kendimi bulma gayesindeyim ve belki biraz da okuyarak hem kitâbımı hem kâinatı. Rabbim beni boşuna yaratmadı. Bu can bu tene boşuna giydirilmedi. Boşuna bir evlat, kardeş, eş, anne olmadım. Her rol ayrı sorumluluk. Hepsi ben hepsi bana dair. Yoruluyorum bu aralar. Meselem sorumluluklardan kaçmak değil lakin nefes alıp soluklanıp devam etmek. Rabbim hayatta olma gayemi güzelleştirecek bana ferah kapılar açacak yollar, insanlar çıkarsın karşıma. Yorulduğumda isyana düşmeden, nefes almama vesileler kılsın.
Bir insan, bir cümle, bir tebessüm her ne olursa vesselam.

36 yaşındayım. Evliyim ve Allah bağışlarsa bir çocuk annesiyim. Sakarya Üniversitesi Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalından 2019 yılında mezun olurken eğitim hayatında jübilesini yapan fakat öğrenmekten asla vazgeçmeyen bir öğrenme aşığıyım. Yazma eylemine 15 yaşlarında başlamış hayat yolculuğumda okuma, yazma ve gezmenin bir bütün olduğunda nasıl faydalı bir işlevi olduğunu görmüş biriyim. Türkiye’nin yarısından fazlasını gezip görmüş bir arkadaşımın deyimiyle Gezen Semaver’im. (Dadaş olduğumu söylemeyi unutmuşum) Bu kadar. Beni tanıdığınıza umarım memnun olursunuz.
