Yolun Sonunda Yine Sen Varsın
Ey insanoğlu,
Yine yeni bir gün daha. Yine elini ayağını her şeyden çekmişsin, kimilerinin gözyaşı olmuşsun, kimilerinden de gözyaşının kendisi olmuşsun.
Haklısın, bazen her şeyden uzaklaşmak gerekir. Yalnız kalırsın belki de hatta kalmışsındır da. Dışardan bakınca belki de korkutucudur fakat inan bana, güneş yine aynı yerinden doğacak, ağaçlar yine gölgeler verecek. Hayvanlar yine konuşacak. Dağlar, nehirler yine aynı olacak. Örnek olarak; Güneş yalnızdır ve kendi ışığıyla kendi olmuştur. Ne kadar yansa da içi yine de parlamaya devam ediyor. Kim olduğunu biliyor çünkü.
Görürüm, insanların çoğu hayalindeki o güzel şeyleri istiyor: Kimisi doğru bir insan ister, kimisi anlaşılmak; umursanmak ister, sevilmek ister. Sürekli bunu uzaklarda arıyoruz. O güzellikleri, önümüzdeki zaten var olan güzel şeyleri, kişileri, hayalleri, mutlu edecek doğru zevkleri görmek istemiyoruz ya da fark etmiyoruz. Dualar ediyoruz görmeden. Ben görüyorum işte insanoğlu. Kalabalık olsan da yalnızsın sen. İnsanların ne dediğini umursama, sonuçta günün sonunda yalnız kalacak olan yine sensin.
Bir şiirimde demiştim, “…İnsan en çok kendisine uğramaz…” Buydu işte sorun. “Ben yapamıyorum” deyip yine hayallerinden, kendinden vazgeçiyorsun.
Boşver, kimin ne dediği kimin umurunda?
Hatta utanıyorsun. Karşında güzel bir insan görsen de sırf yüzü belki de sana çirkin geldi diye sevmeyebiliyorsun. Bazen de mecburiyetten yapıyorsun. Bunu canlı bir şekilde bir gençten gördüm. Zorla sevgi olmuyor maalesef. Geri dönelim. Ben yapamam, diyorsun ya da bunu hak etmediğini söylüyorsun. Haklısın, her insan hayalindekini yaşamalı ve kim olduğunu göstermeli; konuşmalı, ağlamalı. Yapamadığı şeyler için de feryat etmeli. Kabuğuna çekilmeli bazen.
Soruyorum, kendimizi fark etmemişken neden bir şeyler bekleyelim? Ben kendimi artık biliyorum ve bilmeye devam ediyorum. Peki sen insan? Dualar ediyorsun, isyan ediyorsun; neden diyorsun, of diyorsun. Hatta belki de -herkesi sayamam ama- bunları içten hafifçe yaşayıp insanların ellerinin ve ayaklarının çekilmesine sebep olan insanlar da var. Onlar da şikayet ediyorlar ama yine de söylüyorlar kendi içlerinde pek ciddi olmasalar da. Yine de sorguluyorlar.
Ey insanoğlu,
Ey insan.
İçinde her ne varsa onunla git. Onu unutmaya ya da inanmamaya çalışma. Yolun sonunda yine seni o kurtaracak. Belki de korkarsın çünkü seni kalpten etkiliyor. Duygulanıyorsun, kaygılanıyorsun ama son yine senle ve içindekinle bitiyor.
Güzel ve çirkine bakma. Hangi yola varırsan var, hangi hayali istersen iste kalbin belki de istemiyordu. Sen sadece aklınla belki de çoğunluk olarak sevilen şeyleri sevdin, onu istedin kalbin ses çıkarmazken. İçinde atanı dinle ne kadar bu çağda klişe bir söz gibi görünsede. Gönlünde, aklında; hayatında, gözlerinde her ne varsa emin ol, son durak yine içindir.
Belki de biraz konudan ayrı ama gönlünden her ne koparsa, kopardığın şey de orada canlanıyordur. Bilirim, ruhlar belki görünmezler ya da konuşmazlar ama yine de bir dilleri vardır ve birbirlerini anarlar, kendilerine doğru çekmeye çalışırlar.
Bütün bu her şeyi özet geçerek ve ekleyerek demek istiyorum ki:
Ey insanoğlu!
Ey güzel insan, kaç kez yıkıldın, kaç kez yok ettin? Ait olmadığın her sokakta kalmaya çalıştın. Kendin olmadığın, uyum yakalamaya çalıştığın her sokakta; her oturduğun insanın yanında kendini belki de doğru bildin. Hatta kendine benzeyen insanlarla ya da benzemeye çalıştığın, istediğin insanlarla oturdun. Kolun kalabalık olsa da yine teksin ve tek gideceksin. Bu kadar işte yolun. Hatta son geldiğinde, olabilecek en kısa sürede unutulmaya yüz tutacaksın çünkü insanlar, sırf yaşadığın vakitlerde seninle mutlu oldular ve bir gün gittiğinde senin gibisini yine de benzetecekler ve onunla ilerleyecekler. Olabilir, belki de bulamayacaklar yerine birini. Üzülecekler hatta yerine birini koymamaya çalışacaklar. Bunun için başlık bu ya: Yolun Sonunda Yine Sen Varsın. Olmayı istediğin şey için, kalbini seçmeyi unutma. Hayallerin belki de önündedir ya da kendi gelecektir.
