Zaman Sofrası
Gün ağrıyor
Sanki hiç gece olmamış gibi
Sanki bahçemin kapıları hiç kapanmamış gibi
Sanki gök yırtılır gibi
Ben hiç aldanmamışım gibi
Kafamı duvarlarla seksek oynatmamışım gibi
Aynı hikayeyi binbirinci kez okumamışım gibi
Hiçbir şey olmamış gibi
Gün ağrıyor.
Sevdiğim bütün şarkılar susuyor
Korkularım yeni bir sayfa açıyor.
Bu nasıl kader efendi?
Aynı hikâye yeniden yazılıyor.
Dağlar, kuşlar, bulutlar
Tam bir konuşmakla konuşuyor
Yıldırım
Güneşi taklit edercesine
Karanlığımı aydınlatıyor
Dışımda kopan fırtınalar
Sanki hiç olmamış gibi
Yeniden bağlanıyor.
Her sabah doğan güneş
Karanlığımda küçük bir mum yakıyor
Her yer aydınlandı sanıyorum
Umutlanıyorum
Gün bitiyor
Mum bitiyor
Aşk bitiyor
Hayat bitiyor
Ve ben
Yıldırımın göğümü aydınlatışıyla uyanıyorum
Yine bir zelzeleyle hayatta olduğumu öğreniyorum
Hayatı sevdiğimden mi
Yoksa hayat beni sevmediğinden mi bilmem
Doğan güneşe inat
Zelzeleye uyanıyorum
Bir çift kumrunun
Sırayla nöbet tuttukları yuvanın karşısında
Yeniden doğmanın değil
Yeniden ölememenin şükrünü yaşıyorum.
Bir çift kumruyla.
Sevgi midir bu
Yoksa adalet mi?
İmtihanı mıdır hayatın
Yoksa intikamı mı?
Göğü kızıllığa boyaması mıdır güneşin
Yoksa dünyamı kavurup yakmaya bir dem daha yaklaşması mı?
Uçması mıdır bir kuşun
Yoksa tekrar düşmemeye içtiği ant mı?
Biliyorum
Biliyorum da
Susuyorum.
Ne oldum, ne öldüm anlayacağın…
Sanki hiç olmamış gibi
Uzayan bir tırnak gibi kesiyorum
Sevmediğim, istemediğim hayatı
Gönlüme koyduğu miğferiyle zamanın.

Muhteşem, tek kelimeyle uzun zamandır okuduğum en iyi şiir, tebrik ederim 👏🌸