28 Ağustos 2024

Şifa

Şair: Tuğba DOĞAN YÜCE

“Ben yük müyüm?”
Lâ Behice;
“Sevda yüktür…”
İndir yükünü o zaman Lâ!
– Bu yük inmez, sevgili zaman!

Lownic; Duygularımı gizlemeyi severim
Lâ Behice; Saçlarım hangi renkti?
– Sarıya çalar bir renk ve çok güzeldin…
– Ömrümüz de güzel olsun…

Bahara yanaşıyor yine gemimiz
Uzun bir kışı atlattık bu gemi ile
Şifa oldu, en demli yerden gecemiz
– Olacak tabi, o kadar yürüdük sabır ile…

Lâ Behice; içinde sızı var değil mi?
– Evet içimde bir sızı var…
– O sızıyı öpmek istiyorum.
Öpünce dudakların da payını alır!
– Lakin mühim değil, ondadır yine şifa…

Karayı dünyaya yamamış bir garip kadın
Gökyüzünü gecede sabit kılmış
Sahi neden bu uyuşmazlık, adın Behice?
– Behice ben değilim, behice umudum…

Edri daha gün doğmadı, çıkma yurdundan
Yıllara meydan okuyan bir harp diyarı zaman
– Gün doğmasa da yol bizimdir, yük bu omuzda
– Behice’m kırgındır, layık görülen; hazan…

Behice; boyutundan saptı zaman
Mazi ile ati bir, sırası kayıp, sonsuz…
Bir sarmal, mesafe aynı, yol aynı
– Demek ki önümüzdeki acılar geçti Behice
– İdrakin doğruda sabit, geçti gelecek olan Edri…
Mutmain olun…

Zamanın algısı kaybettim zannımca, hissediyorum…
Lownic ile daha bahara yaklaşmadık oysa
Geleceği şu anki algıma aksettiriyorum
İhtimaller dolu gelecekten, iyi olanlar benim!

Lâ Behice; düşler ülkesini ne çabuk unuttun?
– Hani susmamak?
Edri; susmaktan ziyade bu, konuşamıyorum…
– Bizi özledim ben
– Ben ise paramparçayım…

Yorgunluğun yüreğine ve sabrına vurmuş Edri
Behice yorgunluğunda yorgun, asilde dik…
Mazide mahzun, ufukta bir umut demedi
Dimağında ölüm gibi bir sancı
Behice yorgun, sen gitme Edri…